Palantir: Atom çağı bitti, yapay zeka temelli silahlanma kaçınılmaz

Yapay zeka destekli gözetim teknolojileri üreten Palantir şirketi, ‘yapay zeka temelli silahlanmanın kaçınılmaz’ olduğunu savundu.

Fotoğraf: AA

Müşterileri arasında İsrail ordusu, ABD Savunma Bakanlığı, düzinelerce büyük şirket ve ülke olan Palantir, X’ten 22 maddelik bir manifesto yayınladı.

Paylaşımda şirketin CEO’su Alexander Karp ve üst düzey yöneticisi Nicholas Zamiska’nın yazdığı ‘The Technological Republic’ adlı kitaptan alıntılara yer verildi.

‘Sert güç, yazılım üzerine inşa edilecek’

Metinde Silikon Vadisi’nin mühendislik elitinin, ‘ülke savunmasına katkı sağlamasının ahlaki bir yükümlülük’ olduğu söylendi.

Yumuşak güç (soft power) yerine sert gücün (hard power) gerekli olduğu şu sözlerle savunuldu:

“Yumuşak gücün ve tek başına yükselen retoriğin sınırları ifşa olmuştur. Özgür ve demokratik toplumların galip gelme yeteneği, ahlaki çağrıdan daha fazlasını, sert gücü gerektirir ve bu yüzyıldaki sert güç, yazılım üzerine inşa edilecektir.”

Yapay zeka temelli silahlanmanın kaçınılmaz olduğu ileri sürülerek “Soru, yapay zeka silahlarının inşa edilip edilmeyeceği değil; onları kimin ve hangi amaçla inşa edeceğidir” dendi.

‘Bir ABD askeri daha iyi bir tüfek istiyorsa bunu üretmeliyiz’

Metinde Silikon Vadisi’nin yalnızca teknoloji üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiği, aynı zamanda şiddet suçlarıyla mücadelede de aktif rol üstlenmesi gerektiği belirtildi.

Askeri kapasiteye açıkça destek verildi ve “Bir ABD Deniz Piyadesi daha iyi bir tüfek istiyorsa bunu üretmeliyiz; aynı durum yazılım için de geçerlidir” dendi.

Paylaşımda ayrıca kamu figürlerine hoşgörü alanının daraldığı, affetme kültürünün ortadan kalktığı ve özel hayatların ‘acımasızca ifşa edilmesinin’ yetenekli bireyleri devlet görevlerinden caydırdığı öne sürüldü.

‘Atom çağının sonu’

Metinde şu görüşe verildi: “Atom çağı sona eriyor. Bir caydırıcılık çağı olan atom çağı kapanıyor ve yapay zeka üzerine kurulu yeni bir caydırıcılık dönemi başlamak üzere.”

Almanya ve Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası demilitarize edilmesinin yanlış olduğu, bunun değişmesi gerektiği savunuldu.

Metinde ayrıca ‘belirli çevrelerdeki dini inanç hoşgörüsüzlüğüne direnilmesi gerektiği’, Batı toplumlarındaki ‘boş ve içi boşaltılmış bir çoğulculuk anlayışının’ hakim olduğu ve kapsayıcılık söyleminin içeriğinin sorgulanması gerektiği belirtildi.

Palantir CEO’su yapay zeka nedeniyle ‘ırgat’ gibi çalışılacağını düşünüyor