Macaristan seçiminden genç muhalefet lideri Peter Magyar’ın ezici bir üstünlükle galip gelmesi, en zor zamanda bile sandıkta mümkün olabilecek bir şeyi gösterdi.
Siyasi davalar ve hamleler, 19 Mart’ta üstünlüğü ele geçirmiş olan İmamoğlu’nun ulaştığı siyasi noktayı baskıladı. Oysa Türkiye, Macaristan’da şimdi konuşulan sonucu değilse de potansiyeli o tarihte yakalamıştı. Açık ki İmamoğlu ve arkadaşlarının başına gelenler bu yüzdendir. Operasyonlar olmasa ve tabii mecrasında ilerleseydi bugün konuşacağımız şeylerin şimdikinden çok farlı olacağı da açıktır.
Macaristan’da olan şeyin potansiyeli burada bir yıl önce görünmüştü ama yeterli değil. Çünkü, Türkiye’nin kendine has şartları var! Çoğu zaman demokrasinin, hukukun ve millet iradesinin hilafına gelişen bu şartlar siyasi dengeleri ve adil yarışma zeminini tahrip ediyor. Geçmişte yaşanan kötü örneklerden sonra artık bir daha tekrarlanmaz diye düşünülmesine rağmen o şartlar yine siyasal ortamı kuşatıyor. Macaristan’la veya başka bir demokrasiyle Türkiye’yi kıyaslamak da bu yüzden zorlaşıyor.
Yarışma şartları aynı değil ve iktidarı talep eden bir liderin hedefine ulaşması için iktidardan daha güçlü kondisyona sahip olması gerekiyor.