Ali Ahmet’e âşık Leyla Şükran’ı seviyor. Hande pipisi olsun, Turgut memesi çıksın istiyor. Sevgi bacaklarının arasında bir kabarıklık, pantolon ve gömlekle; Yakup bacaklarının arasında bir ıslaklık, topuklu pabuç ve etekle gezmeyi düşlüyor.
Murat erkek görünümünde ama sevişirken kendini bir kadın gibi hissediyor. Şebnem kadın görünümünde ama yatakta bir erkeğe dönüşüyor. Tarık da Hande de hem kadınlarla hem erkeklerle sevgili olabilir. Hülya bedenine ne kadın ne de erkek eli değdiriyor.
Onların her gün sokakta yanından geçiyoruz. Onlarla hayat boyu aynı çatı altında yaşıyoruz. Onları doğuruyor büyütüyoruz. Onlarla evleniyoruz. Onların eşlerimiz, sevgililerimiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız olduğunu sanıyoruz. Onları tanıyor ama onlarla gerçekte hiç tanışmıyoruz.
…Bu hafta LGBTI Onur Haftası… Önce sözlüğü açıp bakalım; onur kelimesinin karşılığında şu yazıyor: ‘İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, özsaygı, haysiyet.’ Ardından kafamızı soktuğumuz delikten çıkarıp çok uzağa değil, bir de kendi yatağımıza bakalım… Ve bulmaya çalışalım. O bir avuç insanın katılmaya cesaret ettiği onur yürüyüşünün simgesel sloganlarından ‘Faşizme karşı bacak omuza’ çığlığı ne anlama geliyor…