Kısaca, toplumsal-siyasal barış sürecini gerçekleştirmenin yolu AK Partisi-CHP koalisyonu gibi görünüyor. Bu durumda her iki tarafın da aklı selimle davranması gerek; öncelikle AK Partisi’nin, Başkanlık sisteminden vazgeçip, güçlü bir demokratik parlamenter sistem inşasına razı olması, bunun önemini kavraması gerekiyor.
Dahası, her iki partinin de Kürt barış sürecini temel hedeflerden biri olarak görmesi gerekiyor. ‘Büyük uzlaşma’lar zor süreçlerdir, iki tarafında bu konuda tavizler vermek zorunda olduklarını bilerek yola çıkmaları ile mümkün olur. O nedenle, iki tarafın da, birbirini fazlasıyla zora sokacak konuları bir yana bırakmasında fayda olduğunu düşünüyorum. CHP’nin seçmenini, önceliğin ‘Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmak’ değil, demokratik bir restorasyon, yani geleceğimizi kurtarmak olduğuna ikna etmesi gerekiyor.