Seçimlerden sonra yar ve ağyar başladılar AK Parti’yi tenkit etmeye, suçlamaya, dövmeye; bunlara karşı benim de söyleyeceklerim var:
1. Kimse kendisine vahiy gelmiş gibi konuşmasın, herkes biraz mütevazı olsun, tek hakikat mercii gibi konuşup yazmak yerine “ben böyle düşünüyorum, başka türlü düşünme, görme ve değerlendirme hakkını da tanıyorum” desin.
Meşhur sözdür: “Vur, fakat dinle” derler. Suriye meselesinden Kürt meselesine, yolsuzluklardan yanlış adaylara kadar birçok tenkit konusunda bir de itham edilenleri dinlemek, meselelere bir de onların cephesinden bakmak gerekmez mi? “Onları haklı bulmak” demiyorum, “Bir de onları dinlemek ve onların cephesinden bakmak”tan söz ediyorum.
2. AK Parti’nin çeşitli konulardaki hatalarından söz ediliyor ve sonuç bunlara bağlanıyor. Peki bu partinin bütün işleri hatadan, kusurdan, günahtan mı ibaret; hiç mi iyi işleri, hizmetleri, insaf sahibi yerli ve yabancı herkesin takdir ettiği tasarruf ve eserleri yok!