Onur Özgen: Türkiye'de futbol kulüplerinin en zorlandığı şey başlangıç değil devamı yönetmek

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de futbol kulüplerinin en zorlandığı şey başlangıç değil, devamı yönetmek. Başlangıç için her zaman enerji, dikkat ve kaynak bulunabilir; devam için ise disiplin, ölçüm ve sabır gerekir. Sabır, sonuçtan bağımsız kör bekleyiş değildir; planını kamuya açıklamış bir kulübün, o plan doğrultusunda attığı adımları izlemek ve makul süre tanımaktır. Kulübün bir planı varsa, bu plan taraftarın sabrının da zemini olur. Plan yoksa sabır talebi bir retorikten ibaret kalır.

Vaat yönetimi kısa süreli huzur sağlar; ama kulübü büyütmez. Kulübü büyüten yılın on ikinci ayında “Bu sezon nereden nereye geldik?​” sorusuna veriyle cevap verebilmektir. Fakat her yaz aynı sorular aynı tonla soruluyorsa ve bu sorulara gerçekçi bir cevap verilemiyorsa, sorun kişilerde değil, yöntemdedir. Yöntemi değiştirmek ise büyük laflardan çok küçük disiplinlerle başlar.

Bir kulüp bunları uygulamaya başlayabiliyorsa, yeni sezona ‘yeniden’ değil, artı bir ile başlar. O artı bir, birikmeye başladığında, tesadüfler yerini tekrarlara; tekrarlar ise kültüre bırakır. Kültür oluştuğunda da gerisi gelir. Çünkü en nihayetinde başarı, nasıl başladığınızla değil, nasıl sürdürdüğünüzle ilgilidir.

Onur Özgen’in yazısı