Burhan Şeşen: Edip Akbayram her zaman işçinin, memurun, emekçinin yanında yer  aldı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Her fotoğrafında o kadar güzel gülerdi ki Edip Akbayram; içiniz ısınırdı. Yıllardır tanıyorum bir kez bile yolda görüp fotoğraf çektirmek isteyen, kendisiyle kısacık da olsa konuşmak isteyen sevenlerini kırmadı. Her zaman işçinin, memurun, emekçinin yanında yer  aldı, halkının sesi oldu. Dürüstlüğün simgesi oldu. Ölümünden sonra hemen hemen herkes, onun dik duruşundan söz etti. Bunu da  en güzel törende yaptığı kısa konuşmada Zülfü Livaneli anlattı. Dedi ki “Hepimiz biliyoruz ki dik durdu, dimdik durdu hayatı boyunca. Fakat dik durmak Türkiye’de kolay bir şey değil. Fırtınaya tutulmuş bir gemi gibi oradan oraya savrulurken sizin dik durmanız demek o gelen dalgalarla mücadele etmeniz demek. Kimileri küpeşteye savrulurken, kimileri denize düşerken her sefer yeni bir tavırla tekrar var olmanız demek. Hayat sizi devamlı sınıyor çünkü Türkiye’de. Askeri darbe oluyor, ona karşı durmalısınız. Hapsi, işkenceyi, ölümü göze alarak. Sivil darbeye karşı da aynı şekilde.

Sivas’ta aydınlarımız yakılıyor. Oradaki duruşumuzun net olması gerekiyor. Ve her seferinde tekrar sınava giriyorsunuz. Edip hayatının her günü mücadele etti. Yüreğindeki o dürüst tavrı hem sanatıyla hem yaşamıyla sözünü hiç esirgemeden söyledi. Bunun sonu ne olur diye hiç düşünmedi. Belki ailesine çok büyük bir servet bırakmadı. Halkın sanatçıları zaten bırakamaz. Ama halkın gönlünde  öyle bir sevgi bıraktı ki bu sevgi de hiçbir hazineyle ölçülemez.”

Burhan Şeşen’in yazısı