Doğurganlık hızı Türkiye’den düşük, yaşlı nüfusu da daha fazla çok ülke var.
Japonya, İtalya, Finlandiya, İsveç, Norveç, İsviçre, Hollanda, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, ABD… Doğurganlık hızları bizden düşük, bizden yaşlı, ama bizden zenginler!
Dünyanın önümüzdeki 30 yılda yüzde 7 gibi bir oranla genel bir nüfus azalması yaşanacak tek bölgesi Avrupa. Tamam, bunu dert ediniyorlar, ama “Eyvah” çığlıklarıyla değil.
Doğurganlık bu düzeyde kalırsa 2050 yılında Türkiye nüfusu 93 milyon civarına ulaşacak.
Nüfus 100 yıl öncesinin teknolojik gerekleriyle yalnızca sayısal büyüklük olarak değil, niteliksel özellikleriyle değerlendirilmeli. “… düşük doğurganlık her zaman olumsuz bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Ekolojik denge, kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve çevresel etkiler göz önüne alındığında, düşük doğurganlığın olumlu sonuçları olabilir.”
Süreç doğru yönetilir, özellikle kadınlar gözetilerek insan haklarına uygun sürdürülebilir politikalar geliştirilirse toplumun refahı da artırılır.
Evet, doğuramıyor (!) ve yaşlanıyoruz.
“Eyvah” çığlığına gerek yok, ama 3-5 çocuk yapıp onları da “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”yle formatlayarak sorun çözeceğini sananlara o çığlık da yetmez!