Bu haliyle, Venezuela, Kolombiya, Nikaragua gibi Güney Amerika ülkeleri Türkiye’den daha itibarlı pasaporta sahipler.
Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun gücünün azalmasında türlü nedenler sıralanabilir. Fakat bırakın vizesiz seyahati, artık umuma mahsus denilen bordo pasaportla özellikle Avrupa’dan vize alabilmek neredeyse imkansız.
Bu durum, hemen herkesin sorunu haline geldiyse, o halde birinin kaynakları etkin dağıtması gerekiyor. İşte tam bu noktada Cumhurbaşkanı devreye giriyor. Tüm meslek grupları, Cumhurbaşkanı’nın kapısını arşınlıyor. Talepleri vizesiz seyahat imkanı sunan hususi pasaporta ya da daha popüler ifadesiyle yeşil pasaporta sahip olabilmek…
Yeşil pasaport, birinci, ikinci ya da üçüncü derece kadrolarda bulunan kamu görevlileri ve emeklilerine veriliyor. Haliyle kamu personeli sayısı arttıkça, yeşil pasaportlu sayısı da artıyor. 2007 yılında 2,9 milyon olan kamu personel sayısı, 2023 Eylül ayı itibariyle 5 milyon 101 bine çıkmış durumda. Nüfusun yüzde 21 arttığı bu 15 yılda, kamu personel sayısındaki artış yüzde 76!
Bu durum, yeşil pasaportlu sayısında da otomatik bir artışa neden oluyor. Fakat sadece bu değil, yıllar içinde vize krizi derinleştikçe yeşil pasaportun kapsamı da genişliyor. İlk olarak 23 Mart 2016’da yürürlüğe giren düzenlemeyle yıllık 1 milyon dolar ve üzerinde ihracat yapan firmalara yeşil pasaport hakkı tanındı. Aradan 3 yıl geçti, 1 milyon dolarlık ihracat limiti 500 bin dolara düşürüldü.
17 Ocak 2020’deki diğer bir düzenlemeyle yeşil pasaportun kapsamına avukatlar da dahil edildi. Bu düzenlemeye göre 15 yıl ve üzerindeki kıdeme sahip avukatlar da yeşil pasaport hakkına sahip oldular.
Vize krizi devam ettikçe, kaynak dağıtma tekelini elinde tutan Erdoğan’dan yeşil pasaport isteyen çevreler giderek arttı.