Türkiye’nin 2023 yılsonu itibarıyla 500 milyar dolar dış borcu var. Şimdiye kadar vadesi gelmiş bütün borçlarını faizleriyle birlikte ödedi.
Bugünlerde, borcunu ödeyen her kurum, Hazine, Banka, Şirket vs. ödediği borçtan çok daha fazlasını aynı gün borçlanabiliyor.
Geçen hafta itibarıyla Türkiye’deki finansal sistemde, 126 milyar doları TCMB’de ve 36 milyar doları da bankalarda olmak üzere 164 milyar dolar, emre amade yani borç ödemelerinde hemen kullanılabilecek döviz ve altın vardı.
Yani Türkiye’nin bir ödemeler dengesi sorunu gözükmüyor.
Uygulanan “doğru” politikalardan dolayı her geçen gün cari açık azaldığı için önümüzdeki üç yıl boyunca da bir dış ödemeler sorunu tahmin edilmiyor.
Bütçe açığı bakımındansa Türkiye, dünyanın en başarılı ülkelerinden biri sayılır.
Son on yılın bütçe açığı ortalaması %1,8’in altında. Dünyada %3’ü tutturanlar başarıl kabul ediliyor.
Geçen yıl da deprem harcamaları hariç bütçe açığı %2’nin altındaydı. Bu yıl da deprem harcamaları hariç bütçe açığının %3’ü geçmesi beklenmiyor.
Bütçe açığı düşük olduğu için merkezi yönetimin toplam borçlarının GSYH’ya oranı %25 civarında ve bu oran dünyadaki en iyi oranlardan biri
Yani Türkiye’nin ne bir dış ödemler açığı, ne bütçe açığı, ne de kamu borç stoku problemi var.
IMF gelip de ne yapacak?
Eğer gelirse bu teamüllere aykırı olur hatta görevi suiistimal olur.