Herkes gider mersine, biz gittik tersine… Heterodoks sevdasıyla 1,9 trilyon TL’lik bütçe açığı, 818 milyar liralık Merkez Bankası zararı ve hala ufkumuzu karartan KKM ilave yükleri… Geç alınmış tedbir yüzünden %8,5’ten %50’ye çıkardığımız politika faizi…
İşin trajikomik yanı, diğer uluslar enflasyonu indirebilmek için faize katlandılar ve başardılar. Biz ise nas takıntımız yüzünden faizi çok geç arttırdık, bu yüzden kura, enflasyona hiçbir katkı sunmadan, ekonominin damarlarına faiz zehrini zerk ettik.
Mademki faizin yükünü çekecektik, bari yüksek faizin bir hayrını görebilseydik. Peki neden? Bunu ben gaflet, cehalet ile açıklama noktasını aştım ve şimdi ihanet, hıyanet arar oldum. Zira bu kadar büyük hatayı cehalet başaramaz. Ekonomi bilmiyor olmak dahi mazeret olamaz. Bu, düpedüz hıyanet…
Yetmezmiş gibi ABD’den ilanla; “faiz artışına son verdik” kabilinden finansal efelenmeler de yaptık. İyi de arttırdığın faiz, enflasyona çare olamamış, kuru yönetmeyi becerememiş ise bu yanlış politikaların hesabını kim verecek?
Finansmana erişemediği için yavaşlayan sanayici mi? Kur yüzünden yaralı ihracatçı mı? Piyasayı kasıp kavuran maliyetler altında ezilen üretici, enflasyonun elsiz ayaksız kurbanları halk mı?