Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Geçmişten Günümüze Sayılarla Eğitim” broşürü, lise türlerine yönelik talebi ve bakanlığın tercihlerini rakamlarla ortaya koyuyor (Haber: Birgün, 13.04.2024). Buna göre, veliler Anadolu ve Fen lisesi istiyor, bakanlık ise, bunların sayısını azaltıp İmam Hatip ve Meslek liseleri yapıyor.
Anadolu liselerinin sayısı 2.903, öğrenci sayısı ise 1,8 milyon. Bu liselerde, okul basına 642 öğrenci düşüyor. Bu veri, Anadolu liselerine büyük bir talep olduğunu ortaya koyuyor.
Bakanlık ise, talep düştüğü halde İmam Hatip Lisesi açmaya devam ediyor. İmam Hatiplerin sayısı, son 10 yılda %70’e yakın bir oranda arttırıldı. (1017’den 1714’e çıkartıldı). Okul sayısındaki bu artışa rağmen, öğrenci sayısı 546 binden 480 bine geriledi. Bu noktada, pek çok yerleşim yerinde velilerin alternatifsiz bırakıldığını da eklemek gerekir. Neticede, o ilçedeki ya da mahalledeki yegane lise İmam Hatip lisesiyse, çocuklarını göndermek durumundalar. Buna rağmen, imam hatiplerde, okul başına öğrenci sayısının son 10 yılda 537’den 280’e düştüğünü görüyoruz.
İmam hatip liselerinin, genel liselerin yerine ikame edilmeye çalışıldığı son 10 yılın verileri, bu projenin tutmadığını açıkça gösteriyor. ÖSYM verilerine göre, YKS’de dört yıllık bir üniversiteye girme oranı; Anadolu liselerinde %36, Fen liselerinde %80, Sosyal Bilimler liselerinde %68 iken, İmam Hatip liselerinde %26, kalıyor. Meslek liselerinde ise bu oran sadece %6. Ancak MEB, genel liseleri kapattığından bu yana, bu alandan çekilerek, velileri imam Hatip ve Meslek liselerine mecbur bırakıyor. İşçi sınıfı ailelerinin çocuklarının üniversiteye devam etmek yerine işçilik yapmasını zorluyor. Kısacası MEB, “işçisinin sen, işçi işçi kal” diyor.