Şeref Oğuz: Bilinir ki doları tahmin edemezsin ama analiz edebilirsin

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Analizlerin bize söylediği, FED’in açıklamaları, ABD’nin enflasyon verileri, dolar endeksinin yakın gelecekte izleyeceği yolun, yığınca belirsizle dolu olduğunu gösteriyor. Bu bakımdan her kim ki dolar için tahmin söylerse, yalan söyler.

Çift paralı Türkiye ekonomisinde doların bu kadar merak konusu olması, kabul edilemezse de anlaşılabilir. Zira fiyatlandırmalar dolar ile altının onsu dolar ile enerji dâhil tüm ithalat unsurları, dolar ile… İhracatçının derdi zaten; döviz. Merakımız ise “dolar alayım mı, tutayım mı, satayım mı?”        

Hükümetten yapılan tüm açıklamalar, piyasaya güven verme iletişim tonu taşıyor. İç ve dış piyasa henüz; “U dönüşü olmayacak galiba” noktasına kadar geldi. Fakat KKM’den çıkış yavaş, hatta döviz tutma eğilimi güçlü olmakla birlikte enflasyon karşısında artık tek seçenek; döviz, özellikle dolar değil.

Bugünkü Paranın Yönü sayfalarında yazarımız Zeynep Aktaş’ın analizi; hisselerin %64, fonların %40 getiri ile ilk 3 ayın toplam %15’lik enflasyonu solladığını söylüyor. Bu durumda borsa, yatırım, emeklilik fonları ve tahvillerin de artık yatırımcının radarına girdiğini gösteriyor. Kaldı ki Z kuşağı için caddede büfe boyutlarında dahi olsa bir kulübe var. Her ne kadar altılı ganyan bayii gibi dursa da caddenin sakinlerinden sayabiliriz. Hele arsa, emlak, tarla, konut seçenekleri var ki evlere şenlik…

Şeref Oğuz’un yazısı