Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve genel olarak Cumhur İttifakı sözcülerinin açıklamaları, önceki yerel seçimlerde kaybettikleri büyükşehir belediyelerini geri alabilmeyi 31 Mart takvimlerinin en kritik gündemi olarak gördüklerini gösteriyor. Bu hedef bakımından gözlerin dikildiği en büyük kent ise doğal olarak İstanbul.
Muhalefet açısından ise, oy temsil gücü bakımından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) başta olmak üzere, daha önce AKP’yi zayıflatmak adına Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş olan sol, sosyalist parti ve güçlerin alacağı tavır merak ediliyor. Zira, İstanbul’da önceki yerel seçimlerin ilk turunda az farkla kazanılan sonucun, başta HDP olmak üzere CHP dışından gelen oylarla mümkün olabildiği gibi bir matematik herkesin hafızalarında duruyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin MYK toplantısında alınan kararları paylaştığı 4 Şubat 2024 tarihli açıklamasında, İstanbul seçimlerine kendi adaylarıyla girme kararı aldıklarını ifade etmişti.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Edirne Cezaevinde Selahattin Demirtaş ile görüşmesi sonrası Medyascope’tan Ferit Aslan’a yaptığı açıklamada yer alan, “Demirtaş, Sakık’a, yerel seçimler için DEM Parti’nin derli toplu bir şekilde hazırlanması gerektiğini ve son genel seçimde yaşanan kayıpların telafi edilmesi gerektiğini söyleyerek, ‘DEM Parti kimsenin payandası değil’ dedi.” ifadesi çok tartışıldı. Haberde, yer alan, “Şimdi kendi adaylarımız ile seçime gireceğiz diyoruz, onlar ‘İmamoğlu kaybeder’ diyorlar. Bu bizim sorunumuz değil.” ifadesi ise Sakık’ın kendi yorumu olmasına rağmen, Demirtaş’ın “DEM Parti kimsenin payandası değil” cümlesinin devamını destekleyen bir ifade olduğu için, sanki o cümle de Demirtaş’a aitmiş gibi birleştirilerek tartışıldı.