Kıyılarımızı tehdit eden 'istila': Balon balıkları neden durdurulamıyor?

AYŞEGÜL KASAP

aysegulkasap@diken.com.tr

@aysegul_kasap

Zehirli ve istilacı balon balıkları Akdeniz, Ege ve Karadeniz’den sonra şimdi de rotasını Marmara’ya çevirdi. Hem deniz ekosistemine hem insan sağlığına tehdit oluşturan bu balıklar hızla yayılıyor.

Diken’e konuşan deniz biyoloğu Mert Gökalp, balon balıklarıyla mücadele edebilmek için ilgili bakanlıkça kapsamlı ve etkili kararların alınması gerektiğini söyledi: “Şu an ortada bunlarla mücadele için elle tutululur bir şey yok. Topyekün kararların alınıp uygulanması gerekiyor.”

Fotoğraf: Pexels

Balon balıklarının Akdeniz’e yolculuğu aslında insan müdahalesinin bir sonucu. 1869’da Süveyş Kanalı açıldıktan sonra balon balıkları Kızıldeniz’den Akdeniz’e göç etmeye başladı.

Resmi kayıtlara göre balon balıkları Türkiye’de ilk olarak 2003’te Gökova Körfezi’nde görüldü. Hızla çoğalarak Akdeniz’de baskın hale geldiler. Üç yıl sonra da yani 2006’da Ege Denizi’nde görüldüler.

Ne Akdeniz’de ne de Ege’de balon balıklarını tehdit eden başka bir yırtıcı tür var. Bu nedenle kısa sürede avcı konumuna gelip diğer türler için tehdit oluşturmaya başladılar.

Balon balıklarının sadece iç organları değil derileri de zehirli. Bünyesinde bulunan tetrodotoksin zehiri siyanürden 1200 kat kuvvetli. Bu nedenle ortamda başka avcı tür bir balık olsa bile balon balığını avlayamıyor. Böylece rahatça üreyip hızla çoğalabiliyorlar.

Akdeniz ve Ege’de balık türleri azaldı

Hem Akdeniz’de hem de Ege’de 20 yılı aşkındır balıkçıklık yapanlar son dört-beş yıldır balık türlerinin azaldığını söylüyor. Nedeni de istilacı balon balıkları. Özellikle yavrulama dönemindeki balıklarla besleniyorlar.

Fotoğraf: AA

Balıkların yolculuğu engellenebilir mi?

Gökalp’e göre açılmış kanallar olduğu sürece bu balıkların gelmesini engellemek çok zor. Sadece kanallar değil, denizlerin kirliği, küresel ısınma da bu balıkların rahatça yayılabilmesinde önemli faktörlerden.

Gökalp şöyle devam etti: “Akdeniz balıklarının savunma mekanizmaları balon balıklarına uygun değil. Bu nedenle tropik balık geldiği zaman sorun oluyor. Bunlar avcı balıklar, koku alma duyguları çok yetkin. Ağlara takılan balıkların kokusunu alıp ağları da parçalayarak buradan balıkları alıyorlar. O nedenle birçok geleneksel balıkçıyı Akdeniz’de yıldırdılar.”

Bakanlık etkili adımlar atmalı

Peki Tarım ve Orman Bakanlığı, denizlerdeki ekosistemi etkileyen bu balıklar için bir önlem aldı mı?

2020’de bakanlık balon balığı avcılığıyla ilgili bir düzenleme yaptı. Yani Türkiye’de bu balıkların görülmeye başlamasından 17 yıl sonra…

Söz konusu düzenlemeye göre Türkiye’de görülen balon balıklarının lagocephalus sceleratus türü için bakanlık 500 bin adede kadar her bir adedi başına 5 lira ödeme yaptı. Diğer türlerinse 5 milyon adede kadar her bir adedi başına 50 kuruş ödedi. Bu ödeme balıkçılar için cazip gelmedi. O nedenle balon balığı avcılığı da istenen noktaya gelmedi.

Gökalp balon balıklarının nerede kullanılabileceğine dair bakanlığın çalışma yapması gerektiğini söyledi: “Kullanım alanları var ama topyekün bir karar gerekiyor ki balıkçılar da para kazancak şekilde bu balığı avlamaya yönlenebilsinler. Etki altındaki balıkları avlayacaklarına bu balon balıklarını avlayabilirler. Yiyecek amaçlı değil, en azından ekosistemi rahatlatmak amacıyla. Derisinden, toksininden yararlı malzemeler çıkarmaya odaklanılabilir. Çünkü bunları avlayacak balık yok. Şu an ortada bunlarla mücadele için elle tutululur bir şey yok. Topyekün kararların alınıp uygulanması gerekiyor.”