İşin terörle mücadele boyutunda ise bir süredir konuşulan derin bir durum var. Eski bakan Süleyman Soylu ile görevdeki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya arasındaki çekişmeye ilişkilin onlarca haber yayımlandı, yorum yapıldı.
Hemen hiçbiri yalanlanmadı. Haberlerin özü şu:
Son mafya-çete operasyonları Soylu döneminde yapılamazdı.
Onlarca kişinin gözaltına alındığı, tutuklandığı bu operasyonlara böyle bir bakış getirilmesi akla her şeyi getiriyor. Tam operasyonların ortasında MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Soylu’ya sahip çıkması manidardı. Bahçeli dünkü grup toplantısında Soylu’ya bir kez daha sahip çıkarken Ali Yerlikaya’yı da ihmal etmedi. Devamında da Soylu, Yerlikaya’yı makamında ziyaret etti.
Dünkü tablonun gerisinde ise şu oldu:
Önceki gün “Ebabil Harekâtı” diye bilinen, Soylu destekçileri tarafından kurulduğu iddia edilen “trol ekibi” Yerlikaya’yı didikleyip bıraktı. Sonra da intihar etti.
Dünkü gelişmeler ilk bakışta İçişleri Bakanlığı içinde görüntüde de olsa bir “sulh” sağlandığını gösteriyor.
Türkiye’nin yakın tarihi bir yanıyla da terörle mücadele tarihidir. Devlet, terörün en alçağıyla bile mücadele ederken hukuk içinde kalarak etmesi gerekir. Devleti öteki örgütlenmelerden ayıran başlıca özellik budur.