Halbuki, niye “kendi modelimiz”i bırakıp “mandacı iktisatçılar”ın savunduğu ortodoks ekonomi yoluna döndük?.. Çünkü ‘kendi modelimiz’ ucuz faizle körüklenen bir borç ve tüketim ekonomisiydi, seçim kazandırabilir ama sürdürülemezdi. Öyle de oldu.
Amaçları “diz çöktürmek, mahvetmek” ise niye şimdi desteklemeye başladılar?
Çağımızda ekonomiler iç içe geçmiştir, bir ekonominin krizi, bütün ekonomileri olumsuz etkiliyor. IMF ve Dünya Bankası bunu önlemek için kuruldu zaten.
2002-2014 arasında Türkiye’ye 220 milyar dolar yabancı yatırım geldi. Şimdi, Türkiye’ye yatırdıkları yüzlerce milyar doları, Türkiye ile yarım trilyon dolara varan ticareti baltalamak için mi Türk ekonomisini “mahvetmek” istiyorlar?!..
Toplumumuzda “dış güçler” kaygısı yaygındır. Erdoğan da politikalarının sorumlu görülmesini önlemek ve milliyetçi hislere seslenerek destek sağlamak için ekonomik sorunları ‘dış güçlerin komplosu’ gibi gösteriyor.
Muhafazakârlar arasında Batı’nın hâlâ “Haçlı ittifakı” olduğu sanısı yaygın olduğu için bu söylemleri etkili de oluyor. Fakat…