Siz bakmayın Ebrar’ın cinsel yönelimini dert etmiş görünmelerine. Kadın voleybolcular, hayallerindeki “kadın imgesini” paramparça ettikleri için kuduruyorlar. Dertlerini açık edemeyecek kadar alçak oldukları için de Ebrar üzerinden saldırıyorlar. Ulusal formada kadın pedi reklamı olur mu diye böğürenlerden söz ediyorum. Voleybolcular da ne iyi ki, her başarının ardından, bağımsız, çağdaş, birey kadın olmalarından duydukları gururu paylaşıyorlar bol bol. Cumhuriyet’ e, Atatürk’ e borçluyuz diyorlar. Laikliğe yani. Tıpkı gündelik hayattaki LGBT düşmanlığının asıl olarak kadın düşmanlığı, eşitlik düşmanlığı, lailklik düşmanlığının aracı olması gibi, kadın voleybol takımına doğrudan düşmanlık yapamayanlar Ebrar’a saldırıyor.
“Yalnızca yaşayanlar değil, ölüler de canımıza okuyor. Ölü, diriyi sımsıkı tutar” diye yazmış ya Marx, işte sanki o ölülerle dolu dört yanımız. Bilseydi, zombiler derdi belki de. Siyasal İslamcılar, sımsıkı tutmaya ve ısırıp ya öldürüp ya da kendilerine dönüştürmeye çabalıyorlar hepimizi. Isırıklarından sağ kalanlar da zombileşiyorlar.