Babacan: Erdoğan gidince yerine başka benzeri gelmesin, durum tam olarak bu

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Erdoğan gidince yerine başka benzeri gelmesin. Asıl durum tam olarak bu” dedi.

Fotoğraf: AA

Karar TV’de Elif Çakır ve Taha Akyol’un sorularını yanıtlayan Babacan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na hapis cezası ve siyasi yasak çıkan davayı da değerlendirdi.

Babacan şunları dedi:

* Bugün İmamoğlu’yla ilgili alınan karar bizim hukukumuzun değerlendirilmesi tamamen hukuk dışı bir karar. İlk etapta düzeltileceğini bekliyoruz, ilk üst mahkemede bu kararın düzeltileceğini bekliyoruz. Böyle olması gerektiğine inanıyoruz. Devletin gücünü eline geçirenler, kendisine rakip görenleri ezmeye çalışıyorlar.

* Kendisi hukuk dışı yöntemlerle engellemeye çalışılmış. Şimdiyse aynı yöntemleri başkaları üzerinden uygulanması büyük bir hayretle izliyorum. Bu ülkeye bu yakışmıyor. Bu alınan kararlar panik halinde olduklarını gösteriyor.

‘Panik havası içindeler’

* Kaybedince giderseniz. İktidar kaybedeceğini hissediyor. Bunu anladıkları için panik havası içindeler. Seçimlerde kaybetmek de var kazanmak da. Siyaset stratejisi açısından da hata yapıyorlar. 

* Kılıçdaroğlu, Almanya’dan beni aradı. Her türlü hukuki süreçte varım. Ekrem İmamoğlu’nun Saraçhane’deki görüşmesine de DEVA Partisi olarak yardımcılarımız, parti içerisindeki kişilerimiz katıldı. Kendisine destek vereceğimizi de söyledim.

* (“Aday İmamoğlu mu” sorusuna) Biz altılı masanın Cumhurbaşkanı adaylık tespitini bütün bu ortak çalışmalarını bütün bu ortak çalışmalar bittikten sonra düşünüyoruz. Burada büyük bir hedefimiz var. Ardından ortak bir aday düşüneceğiz. Çok sıcak bir gelişme var. Partimizi bağlayacak bir gelişme hakkında ve altılı masa hakkında direkt olarak konuşmam doğru olmaz.

‘Yaptığımız şeylerde asla koalisyon ifadesini de kullanmıyoruz’

* Seçilen Cumhurbaşkanı istişareye önem veren birisi olduğunu kamuoyu ile paylaşacak. Aday olurken yazılı ve sözlü olarak siyasi taahhüt verecek. Bu şekilde de altı partinin söylemleri de bu noktada belirleyici olacak. Erdoğan gidince yerine başka benzeri gelmesin. Asıl durum tam olarak bu. Bu sadece şahsi bir taahhüt olmayacak. Onun için biz cumhurbaşkanı adayıyla ilgili sözünde duran birisi olarak konuştuk. Sözünde duran demokrasiye önem veren birisi olacak. Gerçekten ülkeyi yönetmeye talipsek işimizi çok ciddiye almalıyız. Devlet bütçesine bugün ve uzun vadeli kararlar alırken işin hesabını iyi yapmalıyız. Biz yaptığımız şeylerde asla koalisyon ifadesini de kullanmıyoruz. Söz uçuyoruz yazı kalıyor. Dikkat ettiyseniz bizim dokümanlarımızda her zaman imzalı belgelerimiz çıkıyor.

Ne olmuştu?

İmamoğlu’na kamu görevlisine hakaretten açılan davada iki yıl yedi ay 15 gün ceza verilmişti. TCK’nin 53’üncü maddesinden de ceza alan İmamoğlu için ‘siyasi yasak’ süreci başlamıştı.

Kararda istinaf ve Yargıtay yolu açık. Ceza istinafta kesinleşirse Yargıtay’da temyiz hakkı da kullanılabilecek. Ceza üç yıldan az olduğu için İBB başkanı hapse girmeyecek. Yargıtay cezayı onarsa bir İBB başkanı işlemler cezaevine girip çıkacak, belediye başkanlığı ve CHP üyeliği düşecek.