Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süredir Suriye lideri Esad ile görüşebileceğine dair açıklamalar yapıyor. En son, “Asla görüşmem” dediği Mısır lideri Sisi ile el sıkışıp görüşme yaptıktan sonra da kendisine sorulan bir soruya “Esad ile görüşme olabilir. Siyasette küslük, dargınlık olmaz. Eninde sonunda adımlarımızı atarız” yanıtını vermişti.
Bu süreç 5 Ağustos’ta Soçi’de yapılan görüşmede Erdoğan’ın Suriye Kürtlerine yönelik kara operasyonu için destek istediği Putin’in “Bunları rejimle çözme yolunu tercih ederseniz daha isabetli olur” yanıtını vermesiyle başlamıştı.
Erdoğan’ın Esad’la görüşebileceği konusunda son üç ayda böyle üst üste açıklamalar yapması ve istekli olduğunu ortaya koymasının seçimleri kazanma hesabından bağımsız olmadığına şüphe yok. İktidar, Suriye’deki Kürt özerk yönetimine ve onun askeri gücü olan SDG’ye yapılacak bir operasyonun tıpkı 2018 seçimleri öncesinde Afrin operasyonunda olduğu gibi ülkede bir “seferberlik” havası yaratacağını; böylece hem burjuva muhalefeti etkisizleştirip hem de ülkeyi olağanüstü koşullarda seçimlere götürmeye olanak sağlayacağını umuyor. Ayrıca Suriye yönetimi ile görüşme konusunda atılacak adımın, Suriyeli mültecilerin geri gönderilmesini bir seçim kozu olarak kullanmaya çalışan burjuva muhalefet karşısında da kendi elini güçlendireceğini hesap ediyor.