Son yıllarda siyasi ikametini hepten milliyetçi-muhafazakâr mahalleye taşıyan Saray yönetimi, MHP ile yola devam etme zorunluluğu ve toplumun geniş kesimlerine hitap etme ihtiyacı arasında sıkıştı. Erdoğan, bu denklemde seçimlere gitmenin risklerini görebilecek kadar uyanık bir siyasetçi ve bu yüzden yeni repertuvarını, bir başka deyişle topluma dinleteceği ‘seçim playlist’ini oluşturmaya başladı.
Erdoğan Endonezya dönüşünde HDP’yi “PKK’nın parlamentodaki uzantısı” olarak tanımladı. Fakat bu sözler AKP’li Cumhurbaşkanı’nın güncel “Kürt politikasını” tam olarak anlamaya yetmiyor. Zira son günlerde, Selahattin Demirtaş’ın babasını ziyaret etmesi için Edirne Cezaevi’nden Diyarbakır’a götürülüp getirilmesi, Aysel Tuğluk’un hastalığı nedeniyle tahliye edilmesi, Kobane davası sanıklarının Bircan Yorulmaz ile Mesut Bağcık’ın tutuksuz yargılanmasına karar verilmesi ve HDP’ye Meclis’te yapılan ziyarete tanıklık ettik. Bunların hiçbiri tesadüfi gelişmeler değildi. Örneğin halktv.com.tr yazarı İsmail Saymaz’a konuşan Demirtaş, geçen yıl da annesini ziyaret için benzer bir başvuru yaptığını ancak bu talebinin reddedildiğini belirtti.
Öte yandan doğrudan siyasi değilmiş gibi görünen ancak pek tabii ki siyasi hesapların bir uzantısı olan, Cumhuriyet tarihinde ilk kez Diyarbakır’da milli maç oynatılmasını (16 Kasım, Türkiye-İskoçya futbol maçı) ve Erdoğan’ın Ahmet Kaya’nın Paris’te bulunan mezarıyla ilgili yaptığı “Nakil teklifimiz hâlâ masadadır” şeklindeki çıkışını da buraya eklemek lazım.