Eylemler sadece düzenlendikleri ülkelerde değil, pek çok ülkede tartışıldı ve böylece dikkat çekmeyi de başardı, ancak iklim krizine ve küresel ısınmaya değil, eylem biçimlerine. Zira, eylemlerle birlikte tartışılan iklim krizinden daha ziyade, ulusal miras niteliğindeki sanat eserlerine zarar vermenin meşru bir eylem biçimi olup olmadığı meselesi. Protestocular “Sanat hayattan daha mı değerli?” diyerek protesto biçimlerini savundular. Bu anlayışla, eylemleri için en pahalı sanat eserlerini hedef aldılar. Özellikle İngiliz aktivistler Sufrajettes’lerden (Süfrajet) esinlenerek bu tür bir eylem biçimini benimsediler. Zira, Sufrajettes’ler de yirminci yüzyılın başında kadınların oy hakkı için sanat eserlerine ve kamu binalarına zarar veren eylem biçimlerine başvuruyordu. Dolayısıyla, başka ülkelerden anlaşılması zor olsa da iki aktivistin Van Gogh’un eserine çorba fırlatma eylemi İngiltere’de geleneksel nitelikte bir protesto biçimi ve bu eylem biçiminin İngiliz siyasal hayatında bir yeri var.