Yıl 2021. Mahkeme ilk talepten 6 yıl sonra sanığı hatırladı, Kırmızı Bülten çıkarılmasını istedi. Bu arada tek öğrenebildiğimiz, Aygan’ın adının İsveç Devleti yazısına göre resmi olarak Cemil Kadir Aygan şeklinde değişmiş olduğuydu. Kırmızı Bülten ise çıkarılmadı.
Yıl 2022. İsveç’ten yanıt geldi: Adalet Bakanlığının ifade işlemi için yazdığı talep yazısında eksiklikler var, bu şekilde talebi işleme koyamayız. Eksiklikleri tamamlayarak yeniden istekte bulunun.
İsveç’in bahsettiği eksikler neydi? Örneğin, Bakanlık, ifadesini istediği kişinin adını kimlikteki resmi adıyla
(Aziz Turan) değil, kod adıyla, yani Abdülkadir Aygan olarak bildirmişti. İsveç de haliyle, “Burada o isimde biri yok” dedi.
Diğer eksiklik, belgelerin tercümelerindeydi. İsveçli yetkililer, İsveççe’ye düzgün tercüme edilmeyen belgelerde ne yazdığını anlamadı.
Bir başkası, Aygan’a yöneltilen suçlamanın, yani neden ifadesinin alınmak istendiğinin İsveç makamlarına bildirilmemesiydi. Yani, belgenin en önemli kısmı eksikti. Zaten artık eksik belgeleri tamamlamaya da gerek kalmadı, çünkü ortada bir dava kalmadı.