Bu memleket hak ve özgürlükler açısından bayır aşağı giderken dünyanın en iyi okullarını okuyup memleketine dönenler oldu, sürdürülebilir enerji için projeler çalışan, tarımda verimlilik için uğraşan, lisanslanabilecek teknoloji geliştiren, tıpta çığır açan oldu. Tertemiz bir sayfanın umudunu yeşertmek için neler yapılabileceğine odaklanmak zor mu?
“Umut her kazanılanın bir sonrakini daha gerçekleştirilebilir kıldığı bir domino etkisi, bir zincirleme reaksiyon gibi de düşünülebilir” diyor.
Yerel seçimi hatırlayın, üzerinden zaman geçince o günkü koşulsuz destek ve hep birlikte yaşanan zafer hissi unutuldu mu?
Çatı aday öyle olacakmış böyle olacakmış diyeceğimize, nasıl olmaması gerektiğine dair ihtimaller üreteceğimize, başka kesimler adına kabulsüzlük icat edeceğimize, çatı aday en makulü olacak ya da biz makbul kılacağız diyecek gücümüz yok mu?
Tüm gücümüzle, ezberlerden, buhranlardan, bıkkınlık ve yılgınlıktan, geçmiş sınavların kötü not hafızasından uzak, dokuz-on aya hep birlikte yüklensek, heyecan ve coşkuyla, sinizmden kaçarak, kendimizde sorduğumuz son soru olur belki “kim için, ne için?”
Şu ömürde devrim gibi bir şeyin bir kez olsun yanına yaklaşabilmek için, kalan ömrümüzü ve gelecek nesli kurtarmış olma hissi için, insanca yaşama hasretimizden, memlekete aşkımızdan, diğer türlü bir bekleyiş zaten çekilmez olduğundan, son bir gayret, son bir umut…
Sonrası domino taşları…