İmamoğlu ve Yavaş’ın sürekli anketlerde kendisine yer bulması, bu isimlerin ülkenin en büyük iki şehrinin başarılı belediye başkanları olmalarının ötesinde sermaye çevrelerinde ve devlet katında farklı güç dengelerinin beklentilerine karşılık gelmesinden kaynaklanıyor. İmamoğlu, eski merkez sağ geleneğin, İstanbul sermayesinin, Batı’yla ilişkileri tamir etmeyi önceleyen aktörlerin, Yavaş ise cemaatlerle iç içe olan geleneksel milliyetçi-mukaddesatçı kanadın 2023 hayaline denk düşüyor. Bu aktörler iktidarla mücadeleyi ikinci sıraya koyup olası adaylarına avantaj sağlamak için çalışıyorlar. Hal böyleyken Erdoğan’a epey malzeme vermiş oluyorlar.
Restorasyonun AKP’nin ilk dönemi kodlarına geri dönüşle mümkün olduğunu düşünen bir başka sağ merkez -ki çoğunu liberaller oluşturuyor- 11. CB Gül’ün hologramını 6’lı masanın üstüne yansıtıyor. Gül bir kişi olmanın ötesinde, temsil ettiği siyasetle AKP sonrasına yön vermek isteyenlerin arayışında bir sembol olmayı sürdürüyor. Kendisinin, bunca sene sonra 30 Ağustos’un hemen öncesi çektiği videoyla aslında “cumhuriyet değerlerine gönülden bağlı olduğunu” ileri sürmesi bir tesadüf olmasa gerek. Gül’ün bizatihi önümüzdeki seçimlerde aday olması gerekmez ancak Gülcülük, müstakbel bir iktidar projesi olarak cilalanmakta.