Şükrü Aslan: 6-7 Eylül Pogrom'u çok önemli bir sosyolojik olguya işaret ediyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

6-7 Eylül 1955 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşen hadiseler temelde Türkiye’nin nüfus/etnisite politikalarının bir tezahürüdür ve bu yönleriyle geniş bir literatüre konu olmuştur. Fakat sürecin mülkiyet alanındaki etkilerine dair literatür oldukça zayıftır. Oysa 6-7 Eylül 1955 İstanbul’da bir yanda mülksüzleştirilenler ile mülkiyetleri bir anda katlananlara dair öykülerin iç içe geçtiği çok önemli bir sosyolojik olguya işaret ediyor.

Yıllardır sürdürdüğüm İstanbul’un toplumsal/mekansal tarihi hakkında dinlediğim anlatıların bir kısmı 6-7 Eylül Pogromu’nun mülkiyet öykülerine dairdir. Fakat hemen tüm anlatıların bu kısmı, kayıtdışı uyarısına konu olmuştur. Sanki bu kısmı konuşmamak için örtük bir mutabakat inşa edilmiştir. Bir bakıma “herkesin bildiği bir sır”dır sözkonusu olan. İlginç bir şekilde bu alan akademik çalışmalara da kapalıdır ve gerekçesi de “makul” gibidir: “Mülkiyet mahremdir”.

Şükrü Aslan’ın yazıs