Ekonomik verilerden de kendi hayatımdaki etkilerden de başkalarının hayatlarında da krizin derin ve güçlü olduğunu biliyorum. Durumu kötüleşen insan sayısının hiç de azımsanmayacak düzeyde olduğuna eminim. Ama bu acımasızca denenen ‘fakirleştirerek büyüme modeli’ olduğundan bu ortamda dahi zenginleşen ve çok para kazanan insan sayısının faza olduğu görülebiliyor. Bu ekonomik krizin sınıfsal darbe gücü o kadar fazla ki geleneksel meslekli, eğitimli, laik orta sınıf ortadan yok olmaya başladı. Onlar şimdi yeni fakirliklerine adapte olmaya çalışırken onların yerine getirilen ve devlet politikalarına bağımlı yeni zenginler ülkenin yeni orta sınıfını oluşturmak üzereler. Kriz öncesinde bile durumu zaten pek iyi olmayanlar ise kriz döneminde neredeyse sistem, kayıt dışına düşecek kadar büyük darbeler yediler.
Muhalefet ekonomik krizin ülke insanı üzerine etkisinin kendilerine seçimi kazandıracağını düşünüyor olabilir ama bu üzerinde tartışılması gereken bir varsayım çünkü dediğim gibi fakirleşen insan sayısı artarken paralı insan sayısı da hayli arttı bu acımasız sınıfsal eşitsizlik ortamında. Bu arada eskiden oy verdiği AK Parti döneminde durumu kötüleşenler hala daha yaşadıklarında dış güçlerin etkisi olduğuna ve bu durumlarını hala daha AK Parti’nin düzeltebileceğine inanabiliyorlar. Dolayısıyla kriz sürecinde yeni paralı olanların mı yoksa fakirleşenlerin mi siyasi açıdan daha güçlü olacaklarının garantisi hiç yok. Değişen orta sınıf eskinin orta sınıfı gibi ağırlıklı olarak CHP eğilimli de değil tersine varlıklarını borçlu oldukları iktidar yanlısılar.