CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, ‘iktidarın vakıflaşma stratejisi’ ve Kazakistan’ın eski devlet başkanı Nursultan Nazarbayev arasında benzerlik kurdu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ensar Vakfı ve TÜRGEV’in ABD’deki ‘paravan bir vakfa’ toplamda 1 milyar lira transfer ettiğini söylemişti. Bu vakfın, Ensar ve TÜRGEV’in ortak kurduğu TÜRKEN Vakfı olduğu belirtilmişti.
CHP lideri, ABD’deki vakfın yönetiminde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ailesinden bir üyenin bulunduğunu belirtirken, “Gelelim Amerika’ya kaçmaya hazırlananlara… Yeni iktidarın sizi orada rahat bırakacağını mı düşünüyorsunuz” demişti.
Söz konusu iddiaları reddeden Erdoğan, CHP liderine tazminat davası açmıştı.
Toprak, haftalık değerlendirme raporunda Kılıçdaroğlu’nun dikkat çektiği TÜRGEV, TÜGVA, ENSAR, TÜRKEN gibi vakıfları mercek altına aldı.
CHP’li vekil, Nursultan Vakfı, Birinci Başkan Vakfı, Demeu Vakfı ve Elbasy Vakfı’nın Nazarbayev’in stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi.
Vakıfların nereden ne kazanıp nereye ne harcadıkları şeffaf olmadığı gibi sorgulanmadığına dikkat çekti. Vakıfların, Nazarbayev’in dünyanın en zenginleri arasında yer almasına vesile olarak kurgulanan dört ayaklı servet aktarma modelinin ana organizasyonları olduğunu belirtti.
Toprak AKP iktidarına yakın vakıflar ve Nazarbayev’in vakıfları arasındaki benzerlikleri sıraladı:
“Nazarbayev’in dört vakfının bağışçıları da gizliydi. Güç elden gidince ortaya saçılanlar hem dünyayı hem de Kazak halkını dehşete düşürdü. Hayır-hasenat üzerine kurulu dört vakıf üzerinden Nazarbayev ailesinin sahip olduğu saptanabilen servetin 3,4 milyar doları nakit, 7,8 milyar dolar olduğu, yine vakıflar üzerinden aktarılan devlet kaynaklarıyla, hortum döşenen Kazakistan hazinesinin, Merkez Bankası’nın paralarıyla; Avusturya, Londra, Türkiye, İsviçre’de bankalar, malikaneler, oteller, şirketler alındığı, medya kuruluşları, televizyon kanallarının sahibi ya da hissedarı olunduğu açığa çıktı. Türkiye’de Antalya’da bir iktidar müteahhidi ile ortaklaşa beş yıldızlı tatil köyleri ve golf sahalarının yanı sıra off shore bankalarda, vergi cennetlerinde milyarlarca dolar nakit servetlerinin varlığı Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Grubu’nun (OCCRP) ulaştığı offshore belgeleriyle kanıtlandı.
New York’un en gözde bölgesi Manhattan’da milyonlarca dolara satın alınan arsa üzerine inşaatı yükselen 21 katlı şatafatlı binanın yurt olması, Muhammed Ali’nin binlerce dönüme yayılan çiftliğine milyonlarca dolar ödenip satın alınmasının hayır-hasenat boyutu Nazarbayev vakıflarını akla getiriyor. İktidar yakınlarının TÜRGEV-TÜGVA-ENSAR-TÜRKEN (ABD) dört ayağı üzerine oturttuğu vakıf organizasyonu Nazarbayev modeliyle benzeşiyor. Muhtemelen Nazarbayev’in gizli bağışçıları arasında devletten ihale verip, özelleştirmelerle zengin ettiği ‘üçlü oligarkların’ yer alması gibi, Türkiye’de de iktidar vakıflarının gizli bağışçıları arasında devletten en çok ihale alıp dünya sıralamasında ilk 5’e, 10’a giren iktidar müteahhitlerin olması hiçbirimizi şaşırtmamalı. TÜRKEN’e yapılan transferlerin 2020 itibarıyla 60 milyon dolar olmasını az bulup dudak bükenler gibi, 2021, 2022’de yapılan transferlerin kaç milyon dolar olduğunu kimse bilmiyor. Kaç kişiye burs verildiği, kaç öğrenciye barınma sağlandığı da ortada yok.”