Neredeyse bütün kötülüklerin kaynağında ‘Batı’yı gören…
Amerika deyince, Avrupa deyince tüyleri diken diken olan, burun delikleri gerilirken suratı bir anda takallus eden…
Buna karşılık, İsrail’i eleştireyim derken nefret suçu işleyen,Yahudi düşmanlığı, ırkçılık yapan bir valiye hiç ses etmeyen…
Demokrasi umurunda değil.
Hukunun üstünlüğünü taktığı yok.
Demokrasinin bir yerde ‘altyapı’sını oluşturan laikliği boşladığını sık sık belli etmekten büyük bir keyif aldığını her fırsatta açığa vuruyor.
Büyük bir kibir ve güç zehirlenmesi ile arkasına hiç bakmadan kendi bildiği yolda -ve ‘yüz yıllık kompleks’in pençesinde- bu topraklarda tarihin akışını tersine çevirebileceği zannıyla yürümeye devam ediyor.
Bakalım nereye kadar?..