Prof. Kadri Yıldırım 60-70 kişilik bir yolsuzluk operasyonunun parçası olarak gözaltına alındı ve 5 gün alıkonuldu. Nasıl?
Tabii ki bir gizli tanığın yazdığı meçhul bir ihbar mektubuyla. Prof. Yıldırım’a gözaltı süresi boyunca ne bu mektubun içeriği gösterildi, ne polis fezlekesi… Ne de bir ihale veya yolsuzluk olayına dair soru soruldu.
Ben de kendisine sordum. Şöyle anlattı: “İlk önce örgüt iddiasıyla geldiler. O tutmadı. Zaten o iddiaları ortaya atan polisler paralel operasyonuyla görevlerinden alındı. Şimdi yeni gelenler o yelpazede kişiler değil ama zihniyetleri aynı.
Yani hükümeti uyarmak istiyorum, bir paralel bitiyor, başka küçük paraleller oluşuyor olabilir. Burada bizle ilgili bir takım dosyalar hazırlayıp Ankara’ya gönderiyorlar ki tasfiye edilelim. O nedenle aşağıdan yukarı diyorum.
Yoksa zamanında Başbakan Erdoğan’ın gelip öve öve bitiremediği bir enstitüdür burası. Ama şimdi bir kolu üniversite içinde, bir kolu da emniyet içinde olan bir klik tarafından hedefteyim.
Ben gözaltına alınacağımı daha tutuklanmadan önce masamda otururken öğrendim biliyor musunuz? Rojava ile ilgili kitabımın son bölümü üzerinde çalışıyordum ki bir internet sitesinde ihaleye fesat karıştırmak ve yolsuzluktan gözaltına alındığım haberini gördüm.
Birkaç saat sonra bu ‘kehanet’ gerçek oldu. Bunu nasıl açıklayacağız?”