Cumhurbaşkanımız, affedersiniz, anlamamış. “Yargıçları vicdanlarıyla cüzdanları arasında sıkıştırmayın” sözünün manası ve hikayesi şuydu: Milyarlık yolsuzluk davalarına bakarken ayını sonunu getiremeyen yargı mensuplarının durumuna dikkat çekilmek istenmişti. “Adalet terazisinde cüzdanın bulunduğu kefe hiçbir zaman ağır basmamıştı ama, delik ayakkabılar, ne zaman alındığı hatırlanmayan takım elbiseler, yakası ters yüz edilen gömlekler, artık cübbenin altında saklanamaz olmuştu.”
Cüzdan ve vicdan arasında sıkışmak derken… Akılları boş cüzdanlarında olunca, yargıda rüşvet ve yolsuzluk da bir bakıma kaçınılmaz oluyor diye ima ediyordu, bu sözün sahibi bir yargıç. Yani “cüzdanı düşünmek” bir yargı mensubunun katiyen yapmaması gereken, mesleğini kaidesinden sarsan bir eylemdi.
O anda yarattığı anektodal renkli diyarda, Sayın Cumhurbaşkanımız, ‘birileri cüzdanı bir yerde unutmuş’ diye eleştirmek isterken aslında büyük bir övgü yaptığının farkında mıdır bilmem… Lakin durum bu: ‘Cüzdanını bir yerde unutan’ ve hüküm verirken cüzdan nedir bilmeyen hukuk adamları korur bir ülkenin temelini. Çok ama çok eminim ki, Cumhurbaşkanımız da aslında böyle düşünmektedir de küçük bir kavram kargaşasına gark
olmuştur.