Buldan: Kirli işlerinizi Kobani davasıyla örtemeyeceksiniz

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Kirli işlerinizi Kobani davasıyla örtemezsiniz, örtemeyeceksiniz” dedi.

Meclis’te partisinin grup toplantısında konuşan Buldan, HDP’lilerin yargılandığı Kobani davasını ‘kumpas’ diye değerlendirdi, davada faillerin değil, öldürülenlerin yargılandığını söyledi.

Buldan, davanın görüldüğü mahkeme başkanına ilişkin ‘HDP binalarına neden saldırı yok’ diyeni Kobani kumpas davasında mahkeme başkanı yaptılar. Dava dosyasında unutulan gayri resmi bir belgede yargıya yönelik ‘HDP’yi kapatın’ talimatı verilmektedir. Davanın savcısı da hâkimi de saraydır” ifadesini kullandı.

HDP lideri, 17-25 Aralık sürecini hatırlatarak, “17-25 Aralık’ın üzerini, Kobani davasıyla örtemeyeceksiniz” diye konuştu.

Buldan, eski MİT’çi Mehmet Eymür’ün işkenceye dair açıklamalarını gündeme getirdi, soruşturma olup olmadığını sordu.

HDP lideri, ‘barış bildirisi’ne imza atan akademisyenlere ilişkin OHAL İşlemleri Komisyonu’nun kararlarına da tepki gösterdi. Akademisyenlerin yanında olduklarını belirten Buldan, komisyonu ‘sivil darbe komisyonu’ olarak nitelendirdi.

İstanbul’da samuray kılıcıyla öldürülen Başak Cengiz’e değinen HDP’li Buldan, “Kadın cinayeti faillerini serbest bırakan yargının kalemi ile Başak’ı katleden kılıç aynıdır” dedi.

Buldan açıklamalarını şöyle sürdürdü:

* Kobani davası iktidarın özetidir. 7 Haziran’ın, 31 Mart’ın intikamını da alma davasıdır. Demokratik siyasete karşı bir darbe davasıdır. Bu iktidarın özetidir. Çünkü asıl failler değil öldürülenler yargılanmak istenmektedir.

* Mesele HDP olunca binlerce sayfayı doldurdular ama kanıt bulamadılar. Mehmet Eymür itiraflarda bulundu, “Devlet adına 18 kişi öldürüldü” dedi, buyurun size kanıt. Var mı tek sayfalık soruşturma yok. HDP hakkında binlerce sayfa iddianame yazan yargıçlar 18 kişi öldürülmüş, neden sesiniz çıkmıyor?

* Sedat Peker, yaşanan pislikleri, işlenen suçları ifşa etmeye devam ediyor. Var mı bir soruşturma. Elbette ki yok. Terfi almak için HDP’liler hakkında fezlekeleri otomatiğe bağlayan fezleke fabrikatörleri neredesiniz? Niçin sesiniz çıkmıyor? Ne var? Kobani davası var… HDP’yi kapatma davası var… İktidara şunları söylüyoruz; suçlusunuz, kirlisiniz, kirli işlerinizi Kobani davasıyla örtemezsiniz, örtemeyeceksiniz.

* 17-25 Aralık’ın üstünü 6-8 Ekim’le örtemeyeceksiniz. Kumpasın tek dayanağı sahte-gizli tanık ifadeleridir. Bu dava aynı zamanda hakikat davasıdır. Sonunda hakikatin kazanacağını da Türkiye halkları iyi bilmeli.

‘Tekrar sivil ölüm’

* İktidarın bir başka kumpas da Barış Akademisyenleri’ne yöneliktir. OHAL Komisyonu’nun ret kararlarının oranları da bu kurumun adaletin geciktirilmesi amacıyla kurulduğunun açık bir kanıtıdır. Bu komisyon ‘Barış Akademisyenleri’nin başvurularına ilişkin dört yıl sonra ilk kararlarını ilan etti. Bu kararlar ile 81 ‘Barış Akademisyeni’nin işlerine dönme talebine ret cevabı verildi.

* Sivil ölümü tekrar gösterdiler. Bu kararları AYM kararına rağmen verdiler. Hukuk tanımaz bu komisyon sivil darbe komisyonudur. 12 Eylül cunta zihniyetinin bir devamıdır aslında. Bu iktidar darbecidir.

* Behçet Yıldırım arkadaşımız haksızca tutuklandı. Bu baskı ve tutuklamalar ancak ve ancak HDP’yi büyütür, güçlendirir.
4 Kasım darbesinden bu yana aynı politikaları sürdürüyorlar ama her defasında karşılarına direnen HDP’yi görüyorlar, görmeye de devam edecekler.

* İstanbul’un göbeğinde Başak Cengiz kılıçlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Gencecik bir kadın yol ortasında katledildi. Medya ve adli merciler her zamanki gibi bu kadın cinayetine de kılıf bulmak için “Zanlının psikolojik sorunu” var diyerek cinayeti sıradanlaştırmaya çalışmaktadır. Biz bu telaşı İzmir il binamızda Deniz Poyraz yoldaşımızı katleden caninin sahiplendirilmesinden elbette ki biliyoruz. Siyasal iktidar da şiddetin ortağı ve sorumlusudur. Kadın cinayetlerine karşı devletin aklı nerededir?

‘Kadınlar farkında’

* İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden akla ne denmelidir? Bu erkek egemen sistemden beslenen bir iktidar var. İktidar, kadın cinayetlerinin yarattığı şiddet iklimini kendi siyaseti için kullanmaktadır. Kadınlar bunun farkında. Kadın katili erkek faillere iyi hal indirimi yapan, tecavüzcüyü serbest bırakan yargının kalemiyle, Başak’ı katleden kılıç aynı noktada birleşmektedir. Aynı yargı Başak Demirtaş’a ceza verdi. Erkek düzenin sahiplerine sesleniyorum; kadına yönelik şiddete, bu şiddete geçit veren siyasi iktidara karşı mücadelemizden bir milim dahi geri adım atmayacağız. Kadınları durduramayacaksınız. Kadınlar sizin erkek sisteminizi alaşağı edecektir.

* (Ahmet Kaya’nın mezarına saldırı) Mavi gökyüzünü sana dar etmeye çalışanlara karşı direnişimiz sürecek.