Üretimde ana bileşenlerin büyük kısmı petrokimyasallardan oluşan boya sektöründe tedarik sıkıntıları ve maliyet artışları nedeniyle derin bir kriz yaşanıyor.

Dünya Gazetesi’nin aktardığına göre ham madde, enerji ve navlun maliyetlerin eş zamanlı artması sebebiyle kârlılığı düşen boya sektörü, havacılık ve uzaydan inşaata, elektronikten otomotive neredeyse tüm sektörlerin tedarikçisi konumunda. Ayrıca denizcilik, tıp, askeriye, ilaç, çip ve tekstil endüstrileri de boya kullanan sektörler.
Hollandalı Akzo Nobel, ABD’li Sherwin-Williams ve PPG gibi devlerin domine ettiği 164 milyar dolarlık pazarın müşterisi konumundaki üreticiler şu an, artan maliyetleri fiyat artışlarıyla tüketicilerine yansıtan boya üreticilerinin insafına kaldı.
Başka bir deyişle enerjideki ve tedarik zincirlerindeki darboğaz, boya üreticilerinin tedarik zincirini de hem daha pahalı hale getirdi hem de aksatıyor. Bazı boyalarsa talebe rağmen piyasada yok. Avrupa’nın en büyük boya üreticisi Akzo Nobel geçen haftalarda finansal sonuçlarını açıkladığı toplantıda ‘mavinin bazı tonlarını‘ üretmekte sıkıntı yaşadığını duyurmuştu. Şirket boya için gerekli zincirde yaşanan darboğazın gelecek yılın ortasına sarkmasını bekliyor.
Akzo Nobel ayrıca 2021 yılında özellikle de boyaların taşındığı teneke kutulardaki maliyetlerdeki artış nedeniyle fiyatlarında yüzde 15’lik artış planlıyor. PPG ise maliyetlerinin yıllık bazda yüzde 25 arttığını duyurdu.
Sherwin-Williiams ve The Chemquest Group’un 2021 tahminlerine göre boya üreticilerinin en önemli maliyeti yüzde 40’ın üzerindeki payıyla reçine/ lateks. Bunu yaklaşık yüzde 30’luk payla pigmentler takip ediyor. Konteyner taşımalarının maliyeti ise yüzde 15 civarında. Çözücü ve yapıştırıcıların da maliyetteki payları yüzde 5 civarında.
Boya üretiminin en kritik bileşenlerinden reçinenin ton fiyatı epoksi reçinede üç katına, akrilik asitte ise iki katına çıkmış durumda.