Çiğdem Toker: 'Torba kamulaştırma' dönemi!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Danıştay’ın Soma kararının özü şu: “Zeytinlik alanlar, kanunla korunuyor. Burada termik santral kuramazsın.”

6. Daire’nin gerekçeli kararında, ‘acele kamulaştırma’ işleminin niteliği ve kullanım biçimi ayrıntılı tartışılmıyor. Sadece kararın sonunda Bakanlar Kurulu’nun ‘kamu yararı kararı alarak acele kamulaştırma yoluna gidemeyeceği’ belirtilmiş. Yani tersinden okumayla, ‘Eğer santral kurulacak yer, yasayla korunan zeytinlik değilse, acele kamulaştırma kararı alınabilir’ yorumu mümkün.

Bir de çarpıcı yeni gelişme: Hükümet artık tek tek değil, ‘torba acele kamulaştırma kararı’ yoluna gidiyor. 17 Ekim tarihli Bakanlar Kurulu kararında olduğu gibi, tek bir kararın içine 10 karar koymuş.

Bir başka önemli sorun da, bazı kararların, birden fazla ili kapsıyor olması. Tek bir HES yatırımından bazen 8-9 köy-mahalle etkilenebiliyor.

Üstelik, acele kamulaştırılacak parselleri listeye koysalar da, bu parsellerin toplam yüzölçümü karardan öğrenilemiyor. Yani bir HES’in kaç dönüm tarım arazisini kullanılamaz hale getireceği konusunda ancak orada tartışmalar ve olaylar çıkarsa bilgi sahibi olabiliyorsunuz.

Bu boyutlarıyla, idari yargının, ‘acele kamulaştırma’ işlemini daha bütüncül ve analitik değerlendirmesinde fayda var.

Çiğdem Toker’in yazısı