Yeni Şafak'ın 'kaptan'ı 'cumhuriyet'i kapattı, 'üçüncü altın çağ'ı başlattı

 

AKP’nin yüzde 49 oy oranına ulaştığı 1 Kasım seçimlerini ‘üçüncü altın çağ’ın başlangıcı ilan eden Yeni Şafak gazetesinin genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül, cumhuriyetin bir geçiş süreci olduğunu savunarak, “Yirminci yüzyıl parantezini kapatıyoruz” dedi.

ibrahim karagul altin

Büyük yürüyüş Üçüncü Altın Çağ’a yöneldi

‘Büyük oyuncu geri dönüyor..’ başlıklı bugünkü yazısında 7 Haziran seçimleriyle başlayan belirsizlik döneminin 1 Kasım itibariyle sona erdiğini dile getiren Karagül şöyle devam etti: “Gezi isyanıyla başlatılan darbeler dönemi, çokuluslu müdahale dönemi, onların son kurşunlarıyla ve son umutlarıyla birlikte tarihe gömüldü. On üç yıldır sağlam adımlarla devam eden büyük yürüyüş, büyük dönüşüm, Üçüncü Altın Çağ’a yöneldi. Daha büyük düşünme, daha cesur hareket etme, o büyük yürüyüşü daha da hızlandırma dönemi başladı.”

Türkiye son kale, son sığınak

Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın yüz yıl sonra ilk kez derin bir parçalanma yaşadığı tespitinde bulunan Karagül, “Dünya yeniden kurulurken, büyük bir itiraz söylemi geliştiren İslam milleti çok acımasız bir saldırı altında. Osmanlı’yı dağıtan, parçalayan irade ne ise bugünkü kuşatmayı uygulayan irade de odur. İşte biz, bu kuşatmayı hesaplaşmaya ve meydan okumaya dönüştürecek bir iradeyi destekliyoruz” diye yazdı.

Türkiye dahil hiçbir ülkenin çözülme senaryolarının dışında olmadığını vurgulayan Karagül, “Türkiye ile ilgili hesaplaşma en büyüğüdür. Yüz yıl önce de en büyük hesaplaşma bizimle yapılmıştı. Yine öyle oluyor. Çünkü Türkiye coğrafyayı çekip çevirecek, toparlayacak, öncülük edecek ülkedir. Bu yüzden son kaledir. Yüz yıl önce Kafkaslardan ve Balkanlar’dan akın akın Anadolu’ya gelenler için nasıl son kale ise bugün de bütün coğrafyadan gelenler için, umudunu buraya bağlayanlar için de son sığınaktır” ifadelerini kullandı.

Artık oyun kurucu bir ülke var

Bugünlerde atılacak her adımın ya tükenişe ya da yepyeni bir aydınlanma dönemine götüreceğini belirten Karagül şöyle devam etti: “İşte biz ikincisini seçtik. Bu yolun Selçuklu’dan bu yana devam eden yol olduğunu bilerek, o geleneğe uyarak hareket ittik. Son seçimde bütün siyasi projelerin üstünde bir hesap vardı ve o hesap da buydu. Milletimiz bu büyük davaya, bu tarihsel yönelişe sahip çıktı. Türkiye’yi küçümseyen “iç işgalciler” için yolun sonun görünmüştür. Onlar tarihin ters kaybedenler tarafında kalmıştır. Artık oyun kurucu bir ülke vardır.”

Cumhuriyet geçiş süreciydi, parantezi kapatıyoruz

20’nci yüzyıl için “Bizim için dondurulmuş bir tarihti” diyen, cumhuriyeti bir ‘geçiş süreci’ olarak niteleyen Karagül, “Yeni sıçramağa ramak kala bu kadar büyük saldırıların bize yönelmesi yüzyılların hesabıdır. İşte şimdi biz bu hesabı yapanların defterini duruyoruz, yirminci yüzyıl parantezini kapatıyoruz” dedi.