O zaman da iktidarın kuyruğuna yapışmış birkaç yargı mensubu eksik değildi. Kenan Evren’e bir sunum bile hazırlamıştı:
-Efendim bunların (İmzacı Aydınları) idam istemiyle yargılanması hakkında naçizane çalışmamdır!
…Askeri Cunta dönemiydi. Demokrasi rafta idi. Darbeciler de henüz ipleri kimseye bırakmamışlardı.
Şimdi aradan 32 yıl geçtikten sonra Türkiye’nin yüz akı olarak tarihe geçecek olan akademisyenler tutuklanabiliyorlar. Bu davaların ülkenin içinde bulunduğu karanlık hakkında yeterinden fazla bilgi verdiği açıktır.
Ama kendilerini çoğunluk tek partisinin koruyucu kanatları altında güvende hissedenler yetinmiyorlar. Daha fazlasını istiyorlar. Onların bu ipten kazıktan kurtulmuşluklarına denk gelen öneri de sayfanın tepesinde duruyor: Akademisyenleri asalım!!!