
MÜJDE YAZICI ERGİN
@mujdeyazici
Sosyal medya kullanıcıları günlerdir, son 10 yıllık süreçte yaşadıkları değişimi ’10YearsChallenge’ hashtag’iyle paylaşıyor. Türkiye kültür dünyasındaki son 10 yıllık değişimleri, dönüşümleri, günümüz tabiriyle 10YearsChallenge’ı derledik.
1. Atatürk Kültür Merkezi yıkıldı

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) 2008’de tadilat nedeniyle kapatıldı. 2009’da binanın ‘eski hali korunarak yenilenmesi’ sözüyle bir protokol imzalandı. Yıllarca “Onarım yapıldı, yapılacak” diye kapalı tutulan, açılsın diye önünde yüzlerce eylem yapılan AKM, 10 yıl sonra bugün yerinde yok. Son 10 yıllık süreçte hükümet ile muhalifler arasında çatışmaya yol açan AKM’nin yeni projesi 2017 yılında tanıtıldı. Tanıtım programında konuşan Erdoğan, “Türkiye 10 yıl önce yapması gereken bir işe ancak bugün başlayabiliyor. Bundan dolayı çok üzgünüm. Çünkü çoktan biz AKM’yi bitirmiş ve milletimizin hizmetine sunmuş olacaktık” derken, aynı gün Kültür Bakanı Nuri Ersoy yeni AKM’nin 2019’da açılacağını belirtti. Projenin mimarı Murat Tabanlıoğlu ise, “Burası bence cıvıl cıvıl, İstanbul’un yeni merkezi olacak” demişti.
2. Açık hava festivali kültürü başlarken bitti
Özellikle 2000 ile 2010 yılları arasında yeni yeni oturan açık hava müzik festivali kültürü ve oldukça canlı geçen yabancı konser programları tabiri caizse bugün fazlasıyla kan kaybetmiş durumda. Kuruçeşme Arena, Parkorman, Hezarfen Havalimanı, Kilyos, Ömerli gibi İstanbul’un çeşitli bölgelerine dağılan festivallerden geriye kalan olmadı. (H2000, Efes One Love, Rock’n Coke, Rockistanbul… vs.) Devamlılığıyla ve her sene geliştirilerek yenilenmesiyle bulunduğu şehirlerin müzik hayatına katkı sağlayan açık hava festival kültürü, Türkiye’de tam oturamadan bitme noktasına geldi. Konserler veya günlük festivaller; Babylon, Zorlu, İKSV Salon, Volkswagen Arena, Küçükçiftlik Park gibi mekanlarda sürdürülüyor. Zeytinli Rock Festivali mücadeleye devam ediyor.
3. Antalya Film Festivali Ulusal Yarışma kaldırıldı

Antalya Altın Portakal Film Festivali çok uzun yıllar Türk sinema dünyasının kendi içinde bir araya geldiği, tanıtım ve ekonomik kaynakları nedeniyle sinemacılara önemli bağlantılar sağlayan bir festival olarak önemini korudu.
2014 yılına gelindiğinde ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı Gezi belgeselinin sansürlenmesi fitili ateşledi. O dönemki festival ekibi geri adım atmadı ve ödül törenleri siyasi ve protest söylemlerin merkezi oldu.
“Antalya Film Festivali’ni uluslararası alanda Cannes seviyesine çekmek istiyoruz” gerekçesiyle festivalin adından Altın Portakal çıkarıldı, ulusal yarışma kaldırıldı. Ulusal yarışma, yönetmen Kaan Müjdeci’nin girişimiyle temsili olarak İstanbul’da yapılıyor.
4. Kültür sanat yayını yapan çok sayıda gazete ve dergi kapandı
Son 10 yılda Türkiye’deki kültür sanat dünyasının uzun süre nabzını tutmuş medya organları birer birer yayın hayatına son verdi. Edebiyat dergilerinden müzik ve sinema dergilerine, mizah dergilerinden gazetelerin hafta sonu eklerine kadar ülkenin kültür yaşamının kaydını ve nabzını tutan, yayımladığı eleştirilerle sanat hayatına katkı sağlayan yayın organlarının büyük kısmı artık yok. Sanatta eleştirmenliğin değeri tam anlaşılamadan iyice yok derecesinde azalırken, eleştirmenlik Acun Ilıcalı önderliğindeki jürilere kaldı. Seda Sayan sabahları ev kadınlarına göbek attıran misyonundan müzik eleştirmeni konumuna geldi. Yeni nesil için uçurum bu kadar açıldı, her ne kadar sosyal medya yaygınlaşsa da temel konularda bilgi alma kaynakları da azaldı.
5. Beyoğlu’ndaki sinemalar birer birer kapandı

Beyoğlu’nu Beyoğlu yapan tarihi sinema salonları son 10 yıl içerisinde teker teker kapandı. Bölgenin dev bir nargile kafeye dönüştürülmesi sürecinde Emek, Alkazar, Sine Pop, Rüya, Lale, Beyoğlu gibi sinemalar izleyicilere veda etmek durumunda kaldı. Tekelleşen dağıtım ve gösterim zincirlerine karşı bağımsız olarak ayakta kalamayan veya kentsel dönüşüme kurban edilen sinemaların yerine Arap ülkelerinden gelen turistlerin beğenilerine uygun mekanlar açıldı. Emek sineması, balkonlarından arındırılıp Madame Tussauds gibi bir müzeye komşu olarak taşındı.
6. Yavuz Bingöl ve türevleri oluştu

2009 yılında CHP’ye özel seçim şarkısı yapan türkücü Yavuz Bingöl, geçen yıl “Erdoğancı mısınız” sorusuna “Tillahına kadar” cevabını vermişti. Bir dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanlığını da yapan Bingöl bir röportajında, Tayyip Erdoğan sevgisi nedeniyle üzerine çok fazla baskı kurulduğunu, zor günler geçirdiğini ve bu zor günlerinde Erdoğan’ın kendisini çok sık aradığını dile getirmişti. “Bu ahde vefayı mezara kadar taşıyacağım” diyen Bingöl, son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı ile 8 bin okula 20’şer bağlama ve birer piyano koymak istediğini belirtiyor. Bingöl, binlerce öğrencinin müzik hayatına devletin parasıyla katkı sağlamak isterken TRT’deki dizilerden ihaleleri kapmayı da başarıyor. Bingöl gibi açık ya da kapalı Erdoğan hayranlığıyla ‘değişim’ ve ‘gelişim’ gösteren çok sayıda isim oldu.
7. Teoman müziği bırak(a)madı

2011 yılında resmi sitesi üzerinden müziği bıraktığını açıklayan Teoman şunları yazmıştı: “Sevgili arkadaşlar müziği bırakıyorum. Ya çok çok uzun süre ya da büyük ihtimalle hiç dönmemek üzere. 3 Eylül Berlin son konserimdir.”
Çok fazla yorulduğunu, pes ettiğini, bunun bir hüzün yazısı değil, bir rahatlama yazısı olduğunu söyleyen Teoman, hayranlarının ısrarlarına rağmen kararından vazgeçmeyeceğini belirtti. Teoman’ın 3 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde, 15 Şubat’ta Bolu’da, 16 Şubat’ta Bartın’da ve 19 Şubat’ta Şanlıurfa’da konseri var.
8. Müzik kanalları tahtlarını Youtube’a kaptırdı
1 Şubat 2019’da Kral TV kapanıyor. Uzun yıllar Türkiye müzik endüstrisine kendi isteği doğrultusunda yön veren Kral TV, sosyal medya ile mücadele etmeyi önümüzdeki ay bırakıyor. Dünyada da köklü müzik televizyonlarının işlevleri azalırken ‘ne kadar para ödersen, o kadar çok yayınlanırsın’ ya da ‘ne kadar ödersen o kadar ilk 10 listesinde olursun’ dönemi artık bitti.
İnternetin bu anlamda tabii ki daha adil bir ortam olduğunun altını çizerek yine de sosyal medyada yaşanan manipülasyonlarla ilgili yaptığım röportajı bilgi vermesi açısından şuraya bırakıyorum.
9. Türkçe rap Türkçe pop’un ensesinde

İlk kez Almanya’da yaşayan gurbetçi vatandaşların ürettikleri Türk dilinde rap müziğin tarihi pek bilinmese de 30 yıldan fazla. Son 10 yılda ise Türkçe rap olabileceği kadar ‘mainstream’ (ana akım) hale geldi. Türkiye’de her dönem egemen olan türün pop müzik olmasına rağmen son yıllarda televizyondaki ses yarışmalarında, Altın Kebelek Ödül töreninde ve birçok popüler dizide Türkçe rap’e, rapçilere yer verildi. Geçen yıl dijital platformlarda en çok dinlenen isimlerden biri son yılların başarılı isimlerinden Ezhel oldu.
Bunda hem dünyada hem de ülkemizde hip hop müziğin teknik ve içerik olarak daha kolay dinlenir hale gelmesinin ve pop’un da hip hop altyapıları
kullanmasının etkisi büyük.
10. Devlet Tiyatroları, opera ve bale de güç kaybetti
9 Temmuz 2018’de yayınlanan 703 Sayılı KHK’yla Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi lağvedildi ve bu kanunda çeşitli değişiklikler yapıldı. KHK’ya göre “Tiyatronun iç ve yönetim işleri bir tüzükle belirtilir” ifadesi, “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir” diye değiştirildi. Son 10 yılda ise ekonomik kriz bahane edilerek çok sayıda tasarruf tedbirine gidilmesi tiyatronun, opera ve balenin gücünün kaybetmesine sebep oldu. Çok sayıda kısıtlamalar getirildi.