Tutuklu sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) aldığı ikinci ihlal kararını değerlendirdi: “Yasalarca suç sayılan bir eylemde bulunmayan insanların özgürce yaşama haklarının kısıtlanamayacağı temel insan hakları ilkesidir.”

Gezi davasında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet cezasına mahkum edilen Kavala, 3 bin 222 gündür hapiste tutuluyor.
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos’ta Kavala’nın ‘en kısa sürede bırakılması gerektiğine’ hükmetmiş ve Türkiye’nin Avrupa insan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3,5,6,10,11 ve 18’inci maddelerinin ihlal edildiğini duyurmuştu. (Diken’in notu: 3’üncü madde işkence yasağını, 5’inci madde özgürlük ve güvenlik hakkını, 6’ncı madde adil yargılama hakkını, 10’uncu madde ifade özgürlüğünü, 11’inci madde toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü, 18’inci madde hak kısıtlanmasının sınırlarını düzenler).
AİHM 10 Aralık 2019’da da Kavala’nın derhal salıverilmesi yönünde karar vermişti. Fakat Türkiye bu karara uymamıştı.
Kavala’nın ikinci ihlal kararına dair açıklaması şöyle:
“AİHM’in benimle ilgili aldığı büyük daire kararı, mahkûmiyet sürecinin incelenmesini kapsıyor. Bu kararda da, bundan önceki iki AİHM kararında olduğu gibi, suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağı vurgulandı. İlk Gezi davası kapsamında 2020’de verilen beraat kararında da suç işlediğime dair delil olmadığı gerçeği ortaya konulmuştu.
AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkûmiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu.
Yasalarca suç sayılan bir eylemde bulunmayan insanların özgürce yaşama haklarının kısıtlanamayacağı temel insan hakları ilkesidir. Bu hakkın korunması, kamuda bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin sağlanması da hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğüdür.
AİHM kararlarına uyulması asıl olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmesiyle ilgilidir, bunun için gereklidir.”