Ne var ki, TBMM’de ikinci oylaması yapılmakta olan Teklif, hangi ad altında olursa olsun, başkanlık sistemi veya rejimini öngörmüyor.
Kuşkusuz, yukarıda değinilen dört kategori, ülkeden ülkeye farklı düzenleme ve işleyiş tarzlarını beraberinde getirebilir; ama hepsi için geçerli ‘asgari müşterekler’ var. Eğer anayasal düzenleme, asgari standartlar dışında ise, bir niteleme arayışı anlamsız olup, seçmen iradesini saptırıcı ve etik olmayan bir davranış.
Zaten, Teklif süreci, usul ve şekil bakımından sakat; OHAL ve açık oy nedeniyle.
Bu ortamda bile, kamuoyunu sürekli aldatma pişkinliği, süreci içerik olarak da sakatlıyor.
Adı cumhurbaşkanlığı olsa da, Teklif metni, başkanlık rejimine yabancı; çünkü başkanlık rejimi için kullanılan dört ölçütün de dışında kaldığı gibi, yasama ve yürütme arasında denge ve denetim düzeneği öngörmüyor; yasama, normatif yetki konusunda genel yetkili organ olmaktan çıkarıyor; bağımsız bir yargının varlık koşullarını ortadan kaldırıyor. Özetle, erkler ayrılığı kaldırılıyor.