Mahkum olunan zor yol AKP’yi de sıkça savurdu ve bundan sonra da savurmaya devam edebilir. Otoriterleşme tespitlerinin tümü haksız değil. Ancak nedeni sorgulandığında karşınıza farklı bir tablo çıkıyor. Bütün siyasi aktörlerin otoriter zihniyette davrandığı, alan kavgası yaptığı, rakibini zor durumda bırakmak için her türlü çabayı sarf ettiği bir süreçten geçiyoruz. Zamana yayılmış bir halk ihtilalinin içinde yüzerken devrim sonrasının çatışmalarını da yaşıyoruz, çünkü değişim artık merkezi de vuruyor. İktidar ise bu sancılı yolu geçerken eskinin insanlarını, sistemlerini ve yöntemlerini taşımak zorunda kalıyor. Bunun anlamı çatışmanın özellikle devlet bürokrasisi içindeki kılcal damarlara nüfuz etmesidir.
Türkiye kendince bir geçiş modeli üretmiş durumda. Devrim yaşamadık. Ama yaşanmakta olan toplumsal dönüşümün merkez üzerinde devrimsel etkileri var. Eski yapıya geri dönüş yolu kapandığında iktidarın otoriterliği de ters tepmeye başlayacak ve çok muhtemelen farklı bir iktidar anlayışı ile karşılaşacağız. Çünkü AKP’nin ona ruhunu veren zemine
aykırı konum alarak var olabilmesi mümkün gözükmüyor…