TÜRKİYE ARAPLARIN YOLUNDAN GİTTİ (The Economist, 3 Ocak 2014)
Arap Baharı üç yıl önce patlak verdiğinde model arayışındaki demokratlar, İslam’la refah ve demokrasiyi birleştirebilen bir ülke görünümündeki Türkiye’yi çekici buluyordu. Ne yazık ki Araplar Türkiye’nin yolundan gitmedi. Bunun yerine Türkiye, yolsuzluk ve otokrasiye giden o eski Arap yoluna koyuldu…
Neredeyse 11 yıldır iktidarda bulunan Erdoğan, kendi kaderiyle ülkenin kaderini karıştırır hale geldi. Polis ve yargıya karşı sindirme taktiklerini kullanmaya hazır olması hukukun üstünlüğünü zayıflatıyor. Kendi iktidarının herhangi bir biçimde denetlenmesini reddetmesi demokrasiye zarar veriyor…
Anayasa’ya mı, Gülen’e mi sadıklar?
Türkiye halkı, polis ve mahkemelerin iktidarın işine geldiği durumlarda belirli gruplara karşı kullanılabiliyor olmasından rahatsızlık duymalı. Gülen’i destekleyenlerin AK Parti’yle müttefik oldukları dönemde yolsuzluk vakalarına ses çıkarmayıp partiyi şu an hedef alması, bazı yetkililerin anayasadan başka bir şeye, büyük ihtimalle de Gülen’e sadakat hissettiği yönünde şüphe uyandırıyor…
Erdoğan değişmezse taze başlangıç daha iyi
Erdoğan’ın iktidarını denetleyebilecek tek araç yasal sistem. Türkiye’de muhalefet zayıf ve kötü yönetiliyor. Eleştirel gazeteciler tutuklanıyor ve eleştirmeyenler de otosansür uyguluyor. Gülen yanlılarının sahip olduğu nüfuz sağlıklı değil; tarafsızlığın sürmesi için Türkiye’nin hukuk ve düzene ihtiyacı var. Fakat Erdoğan diğer her şeye hâkim olduğu gibi polis ve mahkemelere de hâkim olursa işler daha da kötüleşecektir… Erdoğan cumhurbaşkanı seçilmek istiyor fakat değişmezse, taze bir başlangıç Türkiye için daha iyi olacaktır.
