Suriye sınırında yerli halkın Irak Şam İslam Devleti’nden (IŞİD) petrol elde ettiğine dair yabancı basında sıklıkla yer alan ve AKP hükümetinin kesin bir dille reddettiği iddialar bir kez daha ‘görüntülendi‘. Radikal’den Fehim Taştekin, Hatay’ın Altınözü ilçesi Hacıpaşa Beldesi’yle, sınırın diğer tarafındaki Ezmerin arasında döşenen borularla Suriye’den nasıl mazot elde edildiğini yazdı.
Avlularda mazot boruları

Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) elindeki Deyr el Zor ve Rakka’dan Türkiye’ye ulaşan mazotun izini süren Taştekin, sınırın iki yakasındaki kaçakçılığın nasıl işlediğini şöyle anlattı:
“Sınırın Suriye tarafında Ezmerin’den başlayan boru hatları Asi’den geçiyor, tarlalarda toprağı yarıyor, belediyenin sokaklara döşediği taşların altından uzanıp evlerin arka avlusundan çıkıyor. Karşı yakadan pompalanan mazot bu yakada avlulardaki depoları dolduruyor. Hattın bir ucundaki pompacı ile öteki ucundaki alıcı arasında cepten cebe ‘bas’-‘kes’ komutlarıyla işleyen bir hat!”
‘Suriyelilere yardım karşılığı petrol kazandık’

Taştekin’in yazısına göre, bu mazotun litre fiyatı 1,25 TL, ailelerin yüzde 80-90’ı ise bölgede bu işle uğraşıyor. Taştekin’in konuştuğu beldeliler, devletin kaçakçılıktan haberdar olduğunu söylerken, Türkiye’nin Suriye politikası karşılığında bu işi yapabildiklerini şöyle aktardı:
“Suriyeli mülteciler geldiği ilk günden beri onlara evlerimizi açtık. Üç yıl boyunca kimseden yardım almadan bu yükü çektik. Yardımların Asi’den Suriye tarafına geçirilmesine yardımcı olduk. Yaralıları hastanelere taşıdık. Bir gece minareden anons yapıldı, aracı olanların Asi’ye gidip yaralıları taşıması istendi. Gittim üç yaralıyı taşıdım. Bunlara karşılık petrolden kazandık. Herkes göz yumdu. Marttan sonra iş değişti. Artık asker sınıra yaklaşanlara ateş açıyor. Ölenler oldu.”
Madem yasadışıydı, devlet niye göz yumdu?
Fehim Taştekin, kaçakçılığın uzun süre IŞİD’den petrolü alan Özgür Suriye Ordusu, İslami Cephe ve El Nusra gibi örgütlerin kontrol ettiği bölgelerden Türkiye sınırına taşınarak yapıldığını yazarken, beldelilerin bununla ilgili savunması ise hayli çarpıcı: “Madem yasadışı idi neden devlet göz yumdu? Olanları kaymakam da biliyordu, belediye başkanı da, jandarma da.”