Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Obama arasında yapılan görüşmeden sonra ABD’nin Suriye, Esed veya PYD “stratejilerinde” bir değişiklik olacak mı?
Sorunun içindeki handikap nedeniyle olası cevaplar aldatıcı. Çünkü ABD’nin bir Suriye, Esed stratejisi yok. PYD ile ilişkisi bir stratejiden ziyade bu zaafın sonucu. PYD ile yakınlığı hazmedebilmesi bu nedenle. Doğrudan zarar görmediği DAEŞ’e karşı mücadelede, sahada etkin silah kullanan ve aynı anda “laik” karakter sergileyen bir terör örgütü bu zayıflığın sonucu olarak ABD’ye müttefik olabiliyor. Hem de Türkiye ile ilişkileri ve güveni derinden zedeleyecek şekilde.
Unutmayalım ki, Bush girmemesi gerektiği anda Irak’a girmiş, Obama ise çıkmaması gerektiği anda Irak’tan çıkarak DAEŞ’e uygun bir zemin oluşmasına yol açmıştı. Obama’nın Suriye stratejisiziliği, Gates, Panetta ve Hagel gibi üç savunma bakanını, Suriye Kooridnatörü Ford’u, BM’de ise Kofi Annan ve Lehdar Brahimi’yi harcamıştı.