Peki, ordunun Suriye’ye girmesi gibi bir planlama yoksa bu kadar gerilim neden, ülkeyi savaşın eşiğine getirip, içeride ve dışarıda bu tedirginliğin doğmasının altında ne var?
Şu var: Suriye ile 910 kilometre sınırı olan Türkiye kendisi devre dışı bırakılarak, güvenlik endişeleri hiçe sayılarak ABD ve Rusya arasında varılacak bir anlaşmanın pek de sonuç vermeyeceğini bir de böyle anlatmak istiyor.
Böylelikle Türkiye’nin dediği olmayacak belki ama tek başına ABD’nin Rusya’nın dediği de olmayacak. Mesela Almanya’nın göçmenler bakımından planları da suya düşecek, Davutoğlu’nun ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’la görüştükten hemen sonra Almanya Şansölyesi Angela Merkel’i araması boşuna mı?
Peki, o zaman neden hala savaşın eşiğinde olma endişesi duyuyoruz? Şundan dolayı: Böyle krizlerin tek bir bölgeye, tek bir konuya kilitlendiği gerilimlerde bazen şeytan doldurur. Hiç beklenmedik bir anda, başka koşullar altında üzerinde durulmayacak bir nedenden çıkan savaşların örnekleriyle dolu tarih.