ABD Türkiye sınırının ötesinde, Suriye’nin kuzeyinde yalnızca PYD’yi-PKK’yı destekleyen Kürtleri temsil eden bir devlet kurulması için, desteklediği ılımlı muhalefetle savaşan “teröristlere” askeri desteğini sürdürecekmiş. PYD de ABD’den ve Rusya’dan gelen silahları “komşusu Türkiye’deki” PKK’ya daha fazla terör saldırısı yapabilsin diye gönderecekmiş.
Komşusundaki iç savaşın ekonomik yükünün yanı sıra terör bedelini de fazlasıyla ödeyen Türkiye’nin Şam ile ilgili uluslararası toplantılardaki oyu, Suriye ile sınırı bile olmayan Kaf Dağı’ndaki Rus çobanla bir sayılmaya devam edecekmiş.
Uluslararası hukukun kırmızıçizgilerini defalarca çiğneyip kimyasal silahlarla, varil bombalarıyla sivilleri öldüren Esad’ın “kahrından ölerek tasfiye olmasının” beklenmesini öngören “Esad’sız geçiş süreci” de kusursuz işliyormuş zaten.
E bu durumda, Kerry’nin söylediği gibi, Suriye’deki şiddet “durulmasın” da ne yapsın, niçin anlamak istemiyorsunuz yoğuşmalı kombiler?