Melis Alphan: Umutsuzluk ağır bir hastalık

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bardağın boş tarafına bakmak âdetimiz; o yüzden genelde iyiyi değil, kötüyü görüyoruz.

Oysa bugün çok sayıda insan da ideolojilerinden, ezberlerinden, öğretilerinden sıyrılıp insanlık paydasında buluşabiliyor. Kamuoyu olarak dünyayı yönetenleri bir salonda toplanıp gezegeni kurtarmak için karar almaya, yoksul ülkelere kaynak aktarmaya zorlayabiliyoruz.

Dünyanın en zenginleri çıkıp “Kapitalizm çığırından çıktı. Bu böyle gitmez” diyorlar. Samimi olup olmadıkları bilinmez ama bunu dillendirmeleri bile değişimin başladığının göstergesi.

Evet, 2015 berbat bir yıldı.

Ama umutsuzluk ağır bir hastalık. Demiyorum ki kötü giden bir şey yokmuş gibi davranalım, budala insanlar olalım. Ama karamsarlığın gerçekçilik olduğunu da söylemeyelim.

Kimi diyor ki “Bodrum sahiline vuran Aylan’ın fotoğrafından sonra iki gün ağladılar ve unuttular”. Pek çok insan unutmadı!

Örneğin, ‘tuzu kuru’ diye, ‘plajların abonesi’ diye küçümsenen İzmirli kadınların Suriyeliler için nasıl seferber olduklarını, her gün sıcak yemek yapıp, yardım toplayıp onlar için koşuşturduklarını bilmiyorsunuz belki…

Öyleler.

60’ından sonra aktif yurttaş olmayı öğrenen insanlar var.

Memleketin doğusunda yaşanan acıların, ölen sivillerin kimsenin umurunda olmadığını söylemek haksızlık. Eyleme geçmemekle eleştirebilirsiniz belki ama epey insanın kahrolmadığını söyleyemezsiniz.

Melis Alphan’ın yazısı