20 yıl geçiyor, çok şey değişiyor; ama şu aynı kalıyor:
Güce sahip olan, ister silahlı, ister sandıktan almış, o gücü, bırakın herkesin üstünde kullanmayı, her şeyin temeli olması gereken ‘hukuk ve bağımsız yargı’ üzerinde de şekilde görüldüğü gibi kullanıyor.
Şimdi biri aradaki farkı anlatmak için, “o askeri vesayet, onlar atanmış” filan diyebilir. Ki anladıkları sadece bu.
Oysa gücün tahakkümü, yargı bağımsızlığının ihlali, hak ve özgürlüklerin çiğnenmesi, mağdurla ilgili bir şeydir; mağrurla ilgili değil.
Gayri meşruluğu; ‘dayatma, tahakküm, eziyet, buyurganlık’ gibi hususlar yüzündendir…
Otoritenin veya otoriterin o mevkiye nasıl geldiği ayrı konu.
Demokrasi, kimsenin kimseye buyuramaması içindir sözde…
Cumhuriyet ise herkesin temelde eşit ve o temelin üstünde özgür olmasına dairdi sözde!