HDP'den 'öz yönetim' açıklaması: Başkanlık sistemi kadar meşru

 

HDP, geçtiğimiz hafta sonunda Diyarbakır’da Demokratik Toplum Kongresi’nce (DTK) açıklanan ‘Siyasi Çözüm Deklarasyonu‘na yönelik hükümet kanadından gelen ‘ihanet’ nitelemelerine yanıt verdi: “Başkanlık sistemi tartışmasını yapmak ne kadar meşru ise özerkliği, yerinden ve yerelden yönetim anlayışını, öz yönetim yöntemini tartışmak da o kadar meşrudur.”

‘Sizin sınırlarınızda kalmak zorunda değiliz’

Fotoğraf: @etkinhaberajans
Fotoğraf: @etkinhaberajans

HDP yazılı bir açıklama yayınlayarak, tartışma yaratan demokratik özerklik deklarasyonunun barışa bir fırsat vermek amacıyla açıklandığını kaydetti. HDP ve HDK eş başkanlarına soruşturma açıldığını hatırlatan HDP, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bazı AKP’li milletvekillerinin ‘ihanet’ suçlamalarıyla demokratik siyaseti değil, çatışma ve savaşın devamını istediklerini savundu.

Açıklamada, DTK bildirgesinin Türkiye’yi dışlamadığı belirtilerek, “Biz’ler, yeni bir anayasa ve Türkiye’nin yeni idari yapısı tartışmasını siyasi iktidarın ve onun emriyle hareket eden yargı mensuplarının çizdiği sınırlar içinde yapmak zorunda değiliz” denildi.

‘Başkanlığı tartışmak kadar meşru’

Sivil ve demokratik siyaset alanını zayıflatarak demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa yapılamayacağını kaydeden HDP, “Başkanlık sistemi tartışmasını yapmak ne kadar meşru ise özerkliği, yerinden ve yerelden yönetim anlayışını, öz yönetim yöntemini tartışmak da o kadar meşrudur. Merkezden yerele yetki devrini ‘bölücülük’ suçlamasıyla cevaplayanlar çağdaş demokrasilerden nasiplerini almamışlardır” ifadelerini kullandı.

İbrahim Kalın’a yanıt

Özerkliği ‘fantezi’ olarak tanımlayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a da yanıt verilen açıklamada, Avrupa Birliği ülkelerine de gönderme yapıldı: “Özerklik, öz yönetim vb. kavramların bir ‘fantezi’ olduğunu ve ‘bunların demokratik olgunluk içerisinde hareket eden toplumlarda bir karşılığının olmadığını’ ifade etmek, üyelik müzakereleri yapılan Avrupa Birliği’ni ve o birlik içindeki İspanya, Fransa, Almanya gibi devletlerin idari yapılarını anlamamış veya bilmiyor olmak demektir. Özerklik, yani eski dildeki muhtariyet, bir fantezi değil, tarihsel ve güncel bir gerçekliktir. Müzakereye açık bir özerklik teklifini tartışmadan reddeden bir anlayışın Türkiye’de demokrasiyi bir adım bile ileri götürme imkanı da niyeti de yoktur.”

‘Masa devirerek barış getiremezsiniz’

Çözüm yolunda ‘masanın devrilerek’ uzlaşı sağlanamayacağı belirtilirken, hükümete de şu ifadelerle yüklenildi: “Siyasi iktidar, ne yazık ki, medyasıyla, sözcüleriyle içinde savaş, çatışma ve kan geçmeyen bir çift söz dahi söyleyemeyecek duruma gelmiştir. Savaş politikalarıyla, masa devirme alışkanlığıyla bu ülkeye barışı getiremezsiniz. Dolmabahçe’de masayı devirdiniz, mutabakat metnini yok saydınız. Şimdi biz’ler yeniden demokratik siyasete alan yaratmak adına bir ‘Siyasi Çözüm Deklarasyonu’ yayınladık. Bu deklarasyon şiddet politikalarının terk edilmesi ve hızla bir çözüm hattına girilmesi yönünde önemli bir fırsat ve olanaktır. Meclis, siyasi inisiyatif almalı, sorunlar oraya taşınmalı ve çözümleri tartışılmalıdır.”