İmamoğlu'nun tutukluluğu sürüyor: İBB davasında yedi tahliye kararı

İBB davasında yedi sanığın tahliyesine karar verildi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu sürecek.

İBB. Fotoğraf: AA

Dava 2 Kasım’a ertelendi

İBB davasının 101’inci gününde İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti şu isimlerin tahliyesine karar verdi:

  • İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek
  • Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan
  • İşadamı Adem Başer
  • Mühendis Tolga Kılıç
  • Ağaç A.Ş. Şefi Fatih Temür
  • İBB Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü Nilgün Cendek
  • Ağaç AŞ eski Satın Alma müdürü Ümit Polat

Melih Geçek, hakkında dün (16 Ekim) ikinci kez tutuklama kararı verildiği için cezaevinden çıkamayacak.

Kararların ardından 2 Kasım’a ertelenen davada 46 tutuklu sanık kaldı. 

İmamoğlu dört gün süren savunmasını tamamladı. 19 Mart 2025’ten bu yana cezaevindeki İmamoğlu’nun tutukluluğu sürecek.

İmamoğlu savunmasında Melih Geçek için ‘Yedek tutuklama yapıldı’ demişti

İmamoğlu, bugün yaptığı dördüncü günkü savunmasında Geçek hakkında şunları söylemişti:

“Sayın başkan, sayın heyet; benden önce çıkan tutuklular da söyledi. Bizimle ilgili kararı siz ve heyetiniz verin, bu mahkemeye siyasetin ya da yargı mensubuyken siyasallaşmış karakterlerin gölgesini düşürtmeyin, dedik. Fakat belli ki birileri kararı size bırakmamaya yemin etmiş. 

Dün bunun çok acı ve vahim bir örneğini yaşadık sayın başkan. (İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü) Melik Geçek kim biliyor musunuz? Melik Geçek, ben gencecik yaştayken tanıdığım, böyle evi barkı olan, yuvası olan, genç yaşta evlenmiş, bakın bir şey söyleyeceğim burada kimse alınmasın, hepinizin masumiyetine yürekten inanıyorum. Ama şurada en masum beş kişi kim deseniz, ben bir tanesi Melik Geçek derim. Masumiyetine bütün hücreme kadar inanıyorum bak, bu kadar eminim.

Melik Geçek, dün duruşma sabahı, sabah öncesi savcı, başsavcı vekili, bütün kötü eylemlere imza atanlardan birisi, ismini verecektim ama şimdi vermiyorum, o kirli ellere bir fırsat vermemek için vermeyeceğim ismini, apar topar, apar topar ifadeye çağırılıyor.

Melik Geçek’i ifadeye alıyor SEGBİS’le. Ve Melik Geçek’e SEGBİS’te İSBAK’ta bir firmayı soruyor. O firmada Melik Geçek daha öncesi sigortalı çalışmış. 2009 öncesi. Bu diyor burada yüzlerce ihale almış diyor. O da diyor ki: “Yok” diyor, “Benim bildiğim iki ya da üç ihale almıştır” diyor.

Mesela siz şeyi araştırın diyor, Mehmet Türk’ün şeylerini araştırın diyor. Oraya geçelim, oraya geçelim diyor, kayda bile almıyor bunu. Bunu kayda bile almıyor. İfadesini alıyor, anlatıyor Melih, gayet samimi, içten bir şekilde ifadesini veriyor. Diyor ki: “Melih kardeş” diyor, “Sen”. Kardeşi ben ekledim. “Sen bir 15 gün daha düşün. Bir hazırlık yap, bir hafızanı tazele. Ben seni bir daha ifadeye çağıracağım.”

Diyor ki o da masumiyetiyle, “Ben duruşmaya katılabilirim değil mi?” diyor. Tabii, tabii, katıl. diyor. “Sen bir 15 gün bir çalış” diyor, “ben seni hatta diyor, hafta sonu aldırırım” diyor, “hafta içi de değil, hafta sonu aldırırım, sen gene duruşmalarına katılırsın” diyor. Ve SEGBİS bitiyor ve Melih kardeş buraya geliyor.

Ben biraz erken çıkıyorum. Beni tek başıma götürüyorlar. Arkadaşlarım daha sonra geliyor. Geldiklerinde o olaya şahit olan bir arkadaşım, avukat görüşmemde seslenerek diyor ki: “Melih’i tekrar SEGBİS’e aldılar.” Bakın, bizim cezaevine dönüşümüzü bekliyorlar, sayın başkan. Planlı, tasarlanmış, mahkeme kurulmuş, Melih’in cezaevine dönüşü bekleniyor, sayın başkan, sayın heyet. 

Sabah alınan ifadede Melih’le ilgili mahkemeye havale yok, hiçbir şey yok. Tek başına, tek başına Melih’i cezaevine girer girmez SEGBİS’e alıyorlar, mahkemeye çıkartıyorlar. Mahkemeye havale dahi edilmemiş Melih’e tutuklama kararı veriyorlar. Bu tesadüfün iğne deliği değil mi, sayın başkan, sayın heyet? Yedek tutuklama! Bu utanmazlık değil de nedir? Hani 15 gün sonra bir daha ifade verecekti Melih. Şu anda desen ki Melih, lütfen ayağa kalk. Utanır biliyor musunuz ayağa kalkmaya? O kadar efendi, o kadar beyefendi, o kadar ahlaklı bir adam.

Bu ‘adil yargılama’ öyle mi? Burada bir adil yargılama var. Biz de adil yargılamada savunma yapacağız öyle mi? Kim kimi kandırıyor? Bunun adı pusu. Bunun adı arkadan vurmak. Bunun adı zulüm. Bunun adı yanlı yargı. Güdümlü yargı.

Adalet yoksunluğunu bile aştık artık, adalet bitmek üzere. Vallahi billahi böyle bir sefil dönemi Türkiye hiç yaşamadı. Adaletle ilgili sorunlu yıllarımız çok fazla, sorunlu dönemlerimiz çok fazla ama bu kadar derinleşen, bu kadar göze parmak sokar gibi adaleti yerle bir eden, bunu da açık açık söyleyen bir düzen olmadı. Onun için ey sayın cumhurbaşkanı seni uyarıyorum, bunu yapanlar sana da yapar!

İmamoğlu savunmasını tamamladı: Bu salonda suçlu yok, bir milim geri atmıyorum

Tam metin: İmamoğlu’nun üçüncü günkü savunması

İmamoğlu savunmada: Hani 2 milyarı götürene ne oldu?

Tam metin: İmamoğlu’nun ikinci günkü savunması

İmamoğlu savunmada: Yalanı kendi delilleri ortaya çıkardı

Tam metin: İmamoğlu’nun ilk günkü savunması

İmamoğlu savunmada: Rahmetli Topbaş’a da aynı düzeni kurdular

İmamoğlu savunmada: İstanbul’da bir operasyona başlanacağını, 2024 Haziran’ında duydum