Kayyum Kemal’e tepki verelim tamam ama kayyum Kemal bu noktada HalkTv’ye kayyum atama gücü ya da yetkisine sahip değildir, o olsa olsa azmettirici ya da işbirlikçi olabilir asıl bu işin faili ise hiç şüphe yok ki AKP iktidarıdır. Tüm tepkiyi kayyum Kemal’e yöneltip asıl faili tepkilerden azade kılmak ise doğru değildir.
Bakınız ana muhalefet partisine bile kayyum atayan bir iktidarın bir medya kuruluşuna kayyum atamasına çok da şaşırmamak gerektiğini düşünüyorum…
AKP iktidarının ortada muhalif bir medya kuruluşu bırakmamak için çok uzun süredir uğraştığını biliyoruz. Özellikle bu noktada iktidar uzun süredir buda yapılmaz denilen her şeyi yapmış, her türlü kırmızı çizgiyi aşmış bulunmaktadır. Sudan gerekçeler ile tutuklanan basın mensupları, kapatılan ya da el değiştirmek zorunda bırakılan medya kuruluşları herkes tarafından bilinmektedir.
Oysa özgür dünyada basın bir taraftan yöneticilerin hedef ve isteklerini diğer taraftan da halkın talep ve tepkilerini dile getirir, sonuçta yöneten ile yönetilen arasında sağlıklı bir iletişim kanalı kurulur, sorunlar halının altına süpürülüp birikmez, erkenden fark edilip çözülür.
Diğer taraftan ise özgür basının varlığı halka kamu adına yetki kullanan yöneticilerin ya da kamuyu ilgilendiren kişilerin iş ve işlemlerinin denetlendiğine dair bir güven oluşturur, bu güvende sistemin sağlıklı işleyebilmesi açısından son derecede önemli bir unsurdur.
Şu çok açıktır ki özgür basını susturan bir iktidar aslında kendi gözünü kör, kendi kulağını sağır etmiş en önemli iletişim aracını ortadan kaldırmış demektir.